kanaviçe / cross stitch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanaviçe / cross stitch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Temmuz 2016 Cuma
11 Haziran 2014 Çarşamba
31 Aralık 2013 Salı
14 Mayıs 2013 Salı
Vitray cam çiçekleri (kanaviçe şablonları)
Bu harika vitray camlara benzer çiçekler ve bir sürü daha kanaviçe şablonu Bulgar kanaviçe ve goblen tasarımcısı Stoyanka Ivanova'nın sitesi "Solaria Gallery"den ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Çiçekler çok büyük değildir - sadece 65'e 88 çarpı, ortalama 15 farklı renkte (projeye göre biraz değişebilir) DMC ipliklerle işlenmiş.
İndirmek için resimlerin üstüne tıklayın, açılan küçük pencerenin sağ tarafında, ortaya doğru "Download PDF Pattern" butonu var.
28 Nisan 2013 Pazar
Kanaviçe Dergisi 29. sayı
Her zamanki gibi birbirinden güzel projeler var bu sayıda.
* Yanılmıyorsam, geçen sene Kanaviçe
dergisi güzel bir kampanya yapmıştı - 3 dergi 10 liraya satılıyordu
hobby mağazalarında. O zaman bu fırsattan istifade ederek şimdiye kadar
çıkmış ve bende olmayan tüm sayıları alıp Kanaviçe dergisi koleksiyonumu
tamamladım. Tüm sayıları da güzelce yaptığım dergiliklere yerleştirdim,
ama şimdi bir sorunum var: benim ya da arkadaşlarımın bir proje
bulmamız gerekirse bu dergilerde, hepsini çıkarıp tek tek içindekiler
bölümlerini incelemek zorunda kalıyoruz. Bu angaryadan kurtulmak için, zaman buldukça birinci sayıdan başlayıp bütün projelerin "envanterini" çıkarmaya karar
verdim. Bu şekilde istediklerimi bulmam kolaylaşır... Bu sayıyla başlıyorum.
Belki
kanaviçe seven blog misafirlerimin de işine yarar - sadece beğendikleri
projenin yer aldığı sayıyı satın alabilecekler. İnternet üzerinden
satış yapan kitapçılarda eski sayılar bayağı indirimli fiyatlara
satılıyor...
31 Mart 2013 Pazar
Bir kanaviçe kalp daha...
Şubatta ilk defa çarpı işi bir kalp işlemiştim, çok sevdiğim AMAP tasarımlarından... Martta da devam edeyim dedim. Küçük projeler hızlı işleniyor, bıktırmadan bitiyor...
Bu kalp tasarımı da ilk görüşten âşık olduğum bir şeydi. Çizgi çizgi desenine bayılmıştım... 7 Mart gecesi, uyku tutmayınca, ani bir kararla işleyeyim dedim ve hemencecik de işe koyuldum. Evdeki iplik stoklarımdan DMC 815 çıkmadı, Anchor'un "muadili" olan 22 numaralı rengi ("burgundy") kullanmak zorunda kaldım. Renkler tam olarak birbirinin aynısı değilmiş, bayağı bir ton farkı varmış (sonradan kontrol ettim). Birkaç günde (sadece akşamları işleyebildiğim halde) bitti, iki buçuk hafta da fotoğraf çekilmeyi bekledi...
Austrian 1 adını taşıyor. "coeurs de Bleu de Chine" (coeur "kalp" demekmiş, Fransız tasarımcıları aşkına Fransızcayı da sökeceğim bu gidişle ;") ) koleksiyonundan, ki ben hepsine âşığım... Bu kalp tasarımını Just Cross Stitch dergisinden aldım. 18 ct. kırık beyaz (= antique white) etamin üzerine 2 iplikle işledim. Daha sonra bu motifi kullanarak yastık yapmayı düşünüyorum...
Ankara'da bugün hava harika olacakmış... Herkese mutlu, bol güneşli, sakin bir pazar günü geçirmesini dilerim!
Ankara'da bugün hava harika olacakmış... Herkese mutlu, bol güneşli, sakin bir pazar günü geçirmesini dilerim!
10 Mart 2013 Pazar
Yabancı kanaviçe dergileri 1
Çarpı işi 2010'dan beri hobilerim arasında yer alıyor. Bu işe de biraz dergiler sayesinde başladım, bu yüzden bugün biraz bu dergilerden bahsetmek istiyorum...
"İlk göz ağrım" - Kanaviçe Dergisi'dir. Ankara'daki bazı kitapçılarda ve el işi dükkânlarında rastladığım ve bütün sayıları aldığım tek Türk kanaviçe dergisi. Belki başka kanaviçeyle ilgili dergiler de var memleketimizde, ama hiç rastlamadığım için gözümden kaçmıştır, bilemiyorum...
Yabancı kanaviçe dergileriyle tanışıklığım ise daha sonradan, İnternet sayesinde oldu ve bazılarını çok sevdim. Bu süre zarfında anlayabildiğim kadarıyla kanaviçe dergileri konusunda en uzmanlaşmış ülkeler İngiltere ve Fransa'dır. Bu ülkelerde çıkan ve kanaviçe nakışını konu alan dergi, kitap ve periyodik broşür sayısı bir hayli yüksektir. Bu dergilerde yayınlanan projeler de en basit, 1-2 saat içinde bitirebileceğinizden büyük, ancak birkaç ayda işleyebileceğiniz projelere kadar geniş bir çeşitlilikte... Ardından, sanırım, İtalya, İspanya (ya da Portekiz - dillerini pek ayırt etmediğim için hangisi olduğundan emin değilim), Almanya ve ABD geliyor. Muhakkak, başka ülkelerde çıkan kanaviçe dergileri de vardır, ama onlar hakkında pek bir şey bilmem.
Önce İngilizce olarak yayınlananlardan başlayayım (sıralama tercihlerime göre değil, alfabeye göre yapılmıştır) :
"Antique Sampler Stitcher Magazine" - birçok kitabı yayınlanmış Lesley Wilkins isimli bir blackwork ve antik sampler tasarımcısı tarafından yürütülen bir çalışma. Derginin içeriği adından da anlaşılıyor zaten. Sayılarından birinde Türk kanaviçe ve blackwork tasarımcısı Banu Demirel'in projesi yer aldı.
"İlk göz ağrım" - Kanaviçe Dergisi'dir. Ankara'daki bazı kitapçılarda ve el işi dükkânlarında rastladığım ve bütün sayıları aldığım tek Türk kanaviçe dergisi. Belki başka kanaviçeyle ilgili dergiler de var memleketimizde, ama hiç rastlamadığım için gözümden kaçmıştır, bilemiyorum...
Yabancı kanaviçe dergileriyle tanışıklığım ise daha sonradan, İnternet sayesinde oldu ve bazılarını çok sevdim. Bu süre zarfında anlayabildiğim kadarıyla kanaviçe dergileri konusunda en uzmanlaşmış ülkeler İngiltere ve Fransa'dır. Bu ülkelerde çıkan ve kanaviçe nakışını konu alan dergi, kitap ve periyodik broşür sayısı bir hayli yüksektir. Bu dergilerde yayınlanan projeler de en basit, 1-2 saat içinde bitirebileceğinizden büyük, ancak birkaç ayda işleyebileceğiniz projelere kadar geniş bir çeşitlilikte... Ardından, sanırım, İtalya, İspanya (ya da Portekiz - dillerini pek ayırt etmediğim için hangisi olduğundan emin değilim), Almanya ve ABD geliyor. Muhakkak, başka ülkelerde çıkan kanaviçe dergileri de vardır, ama onlar hakkında pek bir şey bilmem.
Önce İngilizce olarak yayınlananlardan başlayayım (sıralama tercihlerime göre değil, alfabeye göre yapılmıştır) :
"Antique Sampler Stitcher Magazine" - birçok kitabı yayınlanmış Lesley Wilkins isimli bir blackwork ve antik sampler tasarımcısı tarafından yürütülen bir çalışma. Derginin içeriği adından da anlaşılıyor zaten. Sayılarından birinde Türk kanaviçe ve blackwork tasarımcısı Banu Demirel'in projesi yer aldı.
Abone olduğunuzda bu derginin sayıları dijital olarak indiriliyor, yılda 6 sayı çıkıyor. 2008'den bu yana 29 sayı çıkmış, eskiler de ayrı ayrı satın alınabiliyor. Aynı tasarımcının sadece blackwork ile ilgili bir dijital yayını daha var - "Blackwork Magazine", o da yılda 3 defa çıkıyor. Toplam 11 sayısı mevcut.
"Cross Country Stitching Magazine" (CCS) - ABD'de 1989'dan beri çıkarılan ve "country style" ve "quaker style", yani Amerikan köy tarzı projelere yer veren bir dergidir. Bütün projeleri tasarımcı Linda Coleman tarafından hazırlanıyor (kendisi ünlü Jeremiah Junction, Inc. kurucusu ve sahibesi oluyor).
"Cross Country Stitching Magazine" (CCS) - ABD'de 1989'dan beri çıkarılan ve "country style" ve "quaker style", yani Amerikan köy tarzı projelere yer veren bir dergidir. Bütün projeleri tasarımcı Linda Coleman tarafından hazırlanıyor (kendisi ünlü Jeremiah Junction, Inc. kurucusu ve sahibesi oluyor).
Dergi 2 ayda bir çıkar, genelde 10-15 çok renkli ve ilginç proje içerir. Şimdiye kadar toplam 140 sayı civarında çıkmıştır. Neredeyse tüm sayılarda yer alan projeleri bu sayfada görebiliyoruz. Uluslarası abonelik siteden yaptırılabilir, ayrıca bazı eski sayılar da satın alınabilir. Sitede bir sürü daha nakışla kullanılabilir ıvır zıvır satılıyor.
"Cross Stitch Crazy", "Cross Stitch Gold", "The World of Cross Stitching","Cross Stitch Card Shop", "Cross Stitch Favourites", "Enjoy Cross Stitch" - aynı yayınevinin İngiltere'de çıkardığı birkaç dergi. Projeleri, minicik bir çiçek-böcekten devasa tabloya kadar çeşit çeşit... Üye olduğunuzda bir sürü küçük projeyi bedava indirebilirsiniz siteden. "The World of Cross Stitching" - aralarında en eski ve bence en güzel dergidir, mart ayı itibarıyla toplam 201 sayı çıktı. Kanaviçe Dergisinden de tanıdığımız birçok tasarımcı çalışmalarıyla bu dergilerde yer alıyor. Her dergiye ayrı ayrı abone olunabiliyor (hediyeli!) ya da "chart shop"tan ayrı ayrı projeler satın alınabiliyor.
"Embroidery & Cross Stitch Magazine" 20 yıldır Avustralya'da yayınlanan ve her türlü el işi projelerine yer veren bir dergiymiş. Sanırım, kendi sitesi yok.Buradan 6, 12, 24 ay için abone olunabiliyor - gri çubuk üzerinde "show international pricing" yazısını tıklarsanız uluslararası abonelik ücretini görebilirsiniz ("International delivery" yazılı satırlarda).
"Just Cross Stitch Magazine" 1983'ten beri ABD'de yayınlanıyor. 2 ayda bir, yılda toplam 7 sayı (özel yılbaşı sayısıyla beraber) çıkıyor. Projeler genelde bayağı büyük ve çok renklidir, uzmanlık gerektirir.
Kendi sitesinde uluslararası abonelik yapılmıyor. Abone olmak için gene Amazon kullanılabilir.
"New Stitches Magazine" İngiltere'de 1992'den beri Mary Hickmott isimli bir tasarımcı tarafından yayınlanıyor. Dergide sadece birbirinden güzel kanaviçe tasarımları değil, başka el işi nakışları da yer alıyor. Her ay çıkan bu derginin mart ayı itibarıyla 239 sayısı mevcut. Eski sayıların çoğunu ya da ayrı ayrı projeleri satın almak da mümkün. Buradan da birkaç bedava proje indirilebiliyor.
"The Gift of Stitching" 1996-2012 arası digital olarak yayınlanan Avustralya menşeili bir dergiydi. Bu dergide küçük büyük, harika tasarımlar (çoğunlukla sampler) yer alıyordu. Buradan 2006-2009 yıllarında yayınlanmış eski sayıları CD olarak satın almak mümkün.
25 mart 2013. Yeni bulduğum (daha doğrusu hatırladığım) bir dergi daha:
"Cross-Stitch & Needlework Magazine" ABD'de 2 ayda bir çıkan bir kanaviçe ve el işi dergisidir. Farklı seviyelerdeki kanaviçe sevenlere hitap eder. Dergide büyük küçük çok hoş tasarımlar yer alıyor. Çarpı işinin yanı sıra diğer nakış türleri de sıkça kullanılıyor. Toplam kaç sayı olduğu ve ne zamandan beri yayınlandığı konusunda bir bilgi bulamadım, ama araştırma yaparken 1999'da çıkan sayılarla karşılaşmıştım. Uluslararası abonelik ücreti 39.99 dolar (1 yıllık = 6 sayı), bu sayfadan yapılabiliyor (ilk sayı abonelik işleminden 5-6 hafta sonra eline ulaşıyormuş). Şuradan birkaç bedava proje indirilebiliyor. Online mağazası da var.
Böylece İngilizce dergiler listesi bitti. Kaçırdığım bir dergi varsa yorumda yazın, lütfen, - onu da araştırıp listeye eklemeye çalışırım.
Diğer dillerdeki dergiler hakkında yazım birkaç haftaya... ;)
17 Şubat 2013 Pazar
Şubat bahane, kanaviçe kalpler şahane!..
Romantik biri değilimdir (gerçi "Eşkıya"yı en az on sefer seyretmeme rağmen filmin sonuna doğru hâlâ salya sümük ağlamaya başlıyorum, ama bu sinirlerin bozuk olduğunu da gösterebilir, değil mi?). Fakat bazen o kadar güzel kanaviçe kalp desenlerine rastlıyorum ki, romantizmden uzak biri olsam da sırf kanaviçe aşkına işlemek istedim... Şubat ayını da bahane ettim bu isteğime ;)
Bu kalp da o örneklerden bir tanesidir. İlk bakıştan vurulduğum bir projeydi, onu hemen "bulunacak-ve-işlenecekler" listeme eklemiştim... Harika da olmuş... 2 kat DMC Color Variation iplikle (renk 115, ebruli kırmızı-bordo) 18 ct. beyaz etamin üzerine işledim. Bu proje, sampler üzerine uzman olan AMAP'tan. Fransız zarafetinden belli oluyor menşei... ;)
Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...
Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...
7 Ocak 2013 Pazartesi
Kanaviçe Dergisi 28. sayı çıkmış
Tuva Yayıncılık sitesindeki bilgilere bakılırsa, bu sayı 25 Aralıkta çıkmış, ama ben daha bugün iş çıkışı kitapçıya uğrayıp aldım. Derginin küçük bir yıl dönümü varmış - 7. yayın yılını bitirmiş. Galiba ülkemizde bu kadar uzun zamandır çıkan başka bir kanaviçe dergisi hiç olmamıştır (tabii ki yanılıyor da olabilirim ;). Gene ilginç, çok renkli projeler var bu sayıda. Kırkyama görünümlü yastık favorim (hem kırkyamayı çok sevdiğim, hem Jeremiah Junction projelerini hatırlattığı içindir)...
25 Eylül 2012 Salı
Kanaviçe Dergisi 27. sayı çıktı
Yeni, ilginç projelerle dolu 27. sayı (ekim-aralık 2012) birkaç gün önce çıkmış. Bu sefer çiçekler baş rolde... Ben en çok çilekli masa örtüsü + yastıklar takımını, gelincikli tabloyu ve kır evi tablosunu sevdim, ama diğer projelere de haksızlık yapmak istemem - hepsi de çok güzel...
Dergideki son projeyi görünce çok sevindim - "Birth Sampler" (dergideki çeviriyle "doğum tablosu"). Sebebi mi? Geçen hafta doğum yapan çok sevdiğim bir arkadaşıma değişik bir hediye arıyordum. Bu proje de bana böyle şeylerin de var olduğunu hatırlatmış oldu, sadece karar vermem lâzım - buradakini mi işleyeyim, daha değişik bir tanesini mi arayayım...
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Spirit of Vierlande (by Long Dog Samplers)
Besmele bitti, çerçevelettirildi, artık sahibinin tatilden dönmesini bekleyecek. Teslim edilmeden fotoğrafını blogda göstermeyeyim, ne olur ne olmaz ;) Ben de hiç boş durmuyorum, yeni bir projeye hemencecik saldırdım... Hem de ne projesi!
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
"Spirit of Vierlande", tipik 19. yüzyıl Alman sampleri. Kirli beyaz üzerine siyah iplikle işlenirmiş, ben de aslına uygun kalmaya karar verdim. Siyah DMC iplikle (310 no'lu renk) 16 ct ekru etamin üzerine işliyorum. Başlangıç için boyutları ortaya çıksın diye bütün kenarlarını yaptım, sadece onları ve köşedeki birkaç motif yapmam 2 haftadan uzun sürdü... Devasa bir şeymiş bu (çerçevesi 56 cm x 42 cm, 10 cm uzunluğunda makasım üzerinde küçücük kalmış)! Şimdiden bayılıyorum buna!.. ve duvarda nasıl duracağını görmek için sabırsızlanıyorum. Ama sanırım bitirilmesi biraz uzun sürecek, çünkü çok fazla motif içeriyor. Her birine bir-iki akşam harcasam bile yılbaşına anca biter... Eh, sıkılmamak için de araya daha küçük ve hızlı projeler sıkıştırmayı düşünüyorum.
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Yeni... Yine... Kanaviçe Besmele
En son geçen yıl Ramazan Bayramına bir-iki gün kala işleyip çerçevelettiğim kanaviçe besmeleyi bayramda bir akrabamıza hediye etmiştik. Ve daha o zaman "Bu iş bir ramazan geleneğine dönüşecek" diye şaka yapmıştım. Valla, şakanın şakalık bir tarafı kalmamışa benziyor, çünkü yine bir besmele işlemeye koyuldum!.. Bu seferki projem çok sevdiğimiz bir aile dostumuza gidecek. Kendisi hat sanatı severi olduğundan böyle bir hediyeyi beğeneceğini umuyoruz. Ve bu sefer daha değişik bir besmele işliyorum - Tuva Yayıncılık'tan birkaç yıl önce çıkmış şu kitaptan
Bu kitabı 2 yıl önce almıştım. O kadar güzel ve değişik bir sürü proje var ki içinde, seçmekte bayağı zorlandık ("biz" diyorum, çünkü proje seçimine eşim de katıldı).
Bir haftada bu kadar ilerleyebildim, fazla yorgun olmadığım akşamları azar azar çalışıyorum üzerinde. Acayıp çok severim ben besmele işlemeyi! Yuvarlak hatlar, küçük detaylar, noktalar sonunda birleşince ortaya harika bir görüntü çıkıyor... Bir an önce bitirip hazır halini görmek için sabırsızlanıyorum!..
Bir haftada bu kadar ilerleyebildim, fazla yorgun olmadığım akşamları azar azar çalışıyorum üzerinde. Acayıp çok severim ben besmele işlemeyi! Yuvarlak hatlar, küçük detaylar, noktalar sonunda birleşince ortaya harika bir görüntü çıkıyor... Bir an önce bitirip hazır halini görmek için sabırsızlanıyorum!..
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Kitap okumaya zamanım var da kafamdaki el işi projelerine bir türlü başlayamıyordum. O kadar çok fikir var ki, artık liste yapmazsam unutacağım çoğunu. İş yoğunluğu ve bir sürü başka bahane sebep buldum kendime, bir güzel "okuyarak" vakit geçiriyordum. Ama bu hafta içinde Kazakistan'dan, iş gezisinden dönen bir arkadaşım, oralardan bana bir hediye getirdiğini telefonda söyleyince çok merak ettim. Dün akşam getirdiğinde de çok sevindim ve şaşırdım - hiç bu taraklarda bezi olmayan arkadaşım bana Rus yapımı bir nakış kiti almış: içinde etamini, iplikleri, iğnesi, siyah-beyaz şeması ile. Gelincikleri çok sevdiğimi biliyor, bir alışveriş merkezini mi ne gezerken vitrinde bunu ve benzerlerini görünce almaya karar vermiş. Fiyatını tüm ısrarlarıma rağmen söylemedi (ayıp ettiğimi biliyorum, hediyenin fiyatı sorulmaz, ben sadece Türkiye'de satılan kitlerle karşılaştırmak için sordum) - ama buradakilerden kat kat ucuzmuş, çünkü eski Sovyetlerde çarpı işi çok popülermiş, haliyle kendi üretimini yapan çok firma varmış...
İpliğin markasını bilmiyorum, ama etamin çok kaliteli - Zweigart'mış. Sanırım bu etamine kalitesiz iplik konmazdı... Tabii ki dayanamadım, hemencecik açıp içindekilerini iyice inceledim.
Bu sabah kedigillerimiz uyutmadı, 5 buçukta uyanınca ev işi pek yapılmıyor - gürültü olur, herkesi uyandırırım diye rahatsız oluyorum. Sabahın köründe dayanamadım, "azıcık bi deneyeyim" diyip işlemeye koyuldum.
Minnoşum bir ara gelip yaptığım işle çok ilgilendi - kağıtların altına girmeye çalıştı, etamini ısırmaya ve patilemeye uğraştı, iplikle ve kalemle oynadı. Sonra da tam şemanın ortasına yatıverdi, niye sabah sabah onunla ve bahçeyle ilgilenmediğimi çok merak etmiş olmalı...
İlk defa çok renkli bir şey işlediğim için yöntemimi henüz geliştiremedim, sadece ortadan başlayıp renk renk gideceğim galiba. Ama şimdiden şunu söyleyebilirim - işlenmesi tek renkliden daha zor olsa bile, kesinlikle daha eğlencelidir. Renk değiştikçe ve şemayı sürekli takip etmek zorunda kaldıkça sıkılmaya zaman bulamıyorum. ;") Şimdiden de sonucunu görmek için sabırsızlanıyorum...
Bu sabah kedigillerimiz uyutmadı, 5 buçukta uyanınca ev işi pek yapılmıyor - gürültü olur, herkesi uyandırırım diye rahatsız oluyorum. Sabahın köründe dayanamadım, "azıcık bi deneyeyim" diyip işlemeye koyuldum.
![]() |
| şimdilik bu kadarı bitti |
İlk defa çok renkli bir şey işlediğim için yöntemimi henüz geliştiremedim, sadece ortadan başlayıp renk renk gideceğim galiba. Ama şimdiden şunu söyleyebilirim - işlenmesi tek renkliden daha zor olsa bile, kesinlikle daha eğlencelidir. Renk değiştikçe ve şemayı sürekli takip etmek zorunda kaldıkça sıkılmaya zaman bulamıyorum. ;") Şimdiden de sonucunu görmek için sabırsızlanıyorum...
Tek bir sorunum kaldı - ben şimdi kitap mı okuyayım, bunu mu işleyeyim? Arada kaldım işte...
30 Mart 2012 Cuma
İlk Renato Parolin...
Sonbahardan beri işlerim çok yoğundu, ama bu ay iş yerimdeki yoğunluk resmen canıma okudu. Hastayken bile çalışmak zorunda kaldım. Acayip da yoruldum... Blogumu, nakış işlemeyi, çiçeklerimi, evdekilerle rahat ve sakin bir şekilde zaman geçirmeyi acayip özlemişim!.. Şöööyle yayılıp kitap okumayı da özledim, ama çok şükür bunun bari çaresi varmış - sesli kitaplar. Akşamları ev işleriyle uğraşırken kulaklıktan birkaç küçük kitap dinleme fırsatı yarattım kendime... Keşke bol bol Türkçe sesli kitap da olsaydı!..
Martta sadece küçük bir projeyi bitirebildim (19cm x 10cm), gerçi çok sevdiğim bir kanaviçe sanatçısının çalışması - Renato Parolin. Daha nakış işlemeyi hayal ederken tanıştım onun projeleriyle, hastası-hayranı oldum! Çoğunlukla tek renkli oluyorlar, ama gene de inanılmaz hoş şeyler çıkıyor ortaya. Yapılacak listemde birkaç tane daha R.P. projesi var...
14 ct keten Aida kumaşı (keten etamin), iplik - 1 çileden biraz fazla Anchor renk 3031 koyu kahve (3 iplik)
![]() | |
| Tutti in festa by Renato Parolin |
21 Şubat 2012 Salı
Bir ondan bir bundan...
Son birkaç gündür gündüzleri hava güneşlidir,.. pencereden dışarı her baktığımda ilkbahar geldi diye birkaç saniyelik heyecan, sonra da pencere açtığımda aynı soğuk, buz gibi hava. Nedense ben bu kış çok üşüyorum... Akşamları evde kitap okumak ya da el işiyle uğraşmak için kalın bir battaniyenin altına giriyorum. Etrafımda da hemen yer kapmaca oyunları başlıyor - bizim evin büyük kedi-kızı Tırmoş, bizim kara cadımız, ayak ucumda tek başına uyumayı sever. Eh, onun yavruları, "dalmaçyalı" kuzular da aynı yerde uyumak isterler. Allah'tan bu ikili bir arada gayet iyi geçiniyor. Her akşam aynı sinir harbi, aynı sessiz bekleşmeler, korkutucu pozlar - annecik hırlamayla yavruları uzaklaştırmaya çalışıyor. "Dalmaçyalı"lar da bazen hiç umursamadan uyurlar, bazen ise kalorifere geçmeyi tercih ederler... Her gün ayrı bir film, ayrı bir eğlence...
![]() |
| bugün kazanan taraf "Dalmaçyalı"lar oldu... |
İki haftadır Suzanne Collins'in üçlü "Açlık oyunları" romanını okuyorum, bir buçuk kitap bitti, bir o kadar daha kaldı. Gene ilk kitabın başında biraz zorlandım, sonra da zevkli hale gelince işim kolaylaştı. Bu kitaplara epeydir bakıyordum, ne hakkında diye merak edip. Gençlik romanıymış tarzı, ama olsun. Ben her tür kitap severim, yeter ki sıkıcı gelmesin :)
Resimdeki kupa, bu hafta sonu ziyaretime gelen bir arkadaşımın hediyesi. Bunu alışveriş gezintilerinden birinde görüp hemen beni ve "yeni" hobimi hatırlamış, almış. Üzerindeki "kanaviçe" kalplere bayıldım! İçinde bitki çayları için süzgeci de vardı, ama ben sadece kapaklı olarak kullanacağım, çayım kahvem çabuk soğumasın diye...
Bu örgülü saç bandı da benim en soğuk havalarda bile şapka takmayı reddeden asi bir kıza hediyem oldu. Kendisi poz vermek istemedi, biz de manken olarak oyuncak maymunu kullandık. Biraz geniş ve bayağı kalın, kulaklarını ve başının büyük bir kısmını çok sıcak tutacak bir şey oldu. Örerken çok zorlanmadım, bu tür şeyler her zaman daha kolay geliyor bana. Ama paslanmaya başlamışım... Acilen bir şeyler daha örmem lâzım, yoksa örmeyi hepten unutmaya başlarım... Belki de şala başlama zamanı geldi de geçiyor...
Üzerinde çalıştığım son projeyi de en sona sakladım ;") Gene blackwork, ama bu seferkinde biraz da çarpı işi var. Akşamları bazen kitap okumak yerine bununla uğraşıyorum. Bitince daha büyük bir şeyin parçası olacak...
10 Şubat 2012 Cuma
Tree of Life Sampler by Wiehenburg Embroidery
İkinci samplerim de aslında ilkinden bir gün sonra bitmişti, ama onu da zamanında sergileyemedim ;") ... Dün de ilkini yayınladığımda bunun fotoğrafını çekeyim de bloguma koyayım dedim ve çekemedim - makinenin pilleri bitmiş, şarj olana kadar beklemek zorunda kaldım.
![]() |
| Wiehenburg Embroidery - Tree of Life Sampler |
Bu sampler'i, ilk sampler'in sonuna doğru, sadece düz ve (bu kadar çok olunca) acayip sıkıcı iğneardı kaldığında, sıkıntıdan çatlamamak için işlemeye başlamıştım. Deseni basit, kendisi de küçük - çabucak, sıkmadan bitmiş... İlkini gibi, 16 ct antik beyaz etamin (bunu boyamamaya karar verdim) üzerinde 3 iplik kullanarak işledim (Anchor 22* numaralı renk, ilk samplerle uyumlu olsun diye). Bu da şimdilik sandıkta çerçeveyi bekleyecek...
Şablonunu şu siteden aldım, hazır örnek fotoğrafın üzerine tıklarsanız bedava indirebilirsiniz. Benim gibi simetri hastasıysanız, uyarayım: ilk bakışta tamamen simetrik gibi görünen bu samplerde sağ ve sol birkaç yerde farklıdır, belki de bilinçli olarak öyle tasarlanmış, bilemem. Ben gene de işlerken bazı yerleri önceden farkedip simetrik yapmaya çalıştım, bazı yerleri ise zamanında farkedemediğim için sonradan söküp düzeltmeye üşendim.
Şablonunu şu siteden aldım, hazır örnek fotoğrafın üzerine tıklarsanız bedava indirebilirsiniz. Benim gibi simetri hastasıysanız, uyarayım: ilk bakışta tamamen simetrik gibi görünen bu samplerde sağ ve sol birkaç yerde farklıdır, belki de bilinçli olarak öyle tasarlanmış, bilemem. Ben gene de işlerken bazı yerleri önceden farkedip simetrik yapmaya çalıştım, bazı yerleri ise zamanında farkedemediğim için sonradan söküp düzeltmeye üşendim.
9 Şubat 2012 Perşembe
İlk sampler'im bitti
İlk samplerimi işlemeyi 4 hafta önce bitirmiştim, ama işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü zaman ve fırsat bulup da fotoğraf çekemediğim için bu sevincimi paylaşamadım. Bugün nihayet kendime ve bunca zamandır ihmal ettiğim bloguma biraz zaman ayırabiliyorum...
2 aylık ertelemeden sonra, hayatımın ilk sampleri bitti. Bu projeyle birlikte birkaç ilki denemiş de oldum - ilk defa 16 ct etamin ve 26 numaralı iğne kullandım (24 numaradan sonra parmaklarıma minicik gelmişti! alışana kadar sürekli kaybedeceğim diye korkuyordum), ilk defa eski bir görüntü olsun diye etamini boyadım (bunun için kuru kahve, kuşburnu taneleri ve tarçın çubuklarını kullandım), ilk defa birkaç farklı renkteki ipliği bir arada kullandım. Sadece iğneardı biraz uğraştırdı, bu kadar fazla olunca nedense çok sıkıcı geldi. Ben de sıkıntıdan çatlamamak için aynı anda başka bir sampler daha işlemeye başladım, onunla rahatlıyordum. İkisi de neredeyse aynı gün bitmiş oldu... Sonucundan memnunum, şimdi sıra çerçeveyi seçmekte...
2 aylık ertelemeden sonra, hayatımın ilk sampleri bitti. Bu projeyle birlikte birkaç ilki denemiş de oldum - ilk defa 16 ct etamin ve 26 numaralı iğne kullandım (24 numaradan sonra parmaklarıma minicik gelmişti! alışana kadar sürekli kaybedeceğim diye korkuyordum), ilk defa eski bir görüntü olsun diye etamini boyadım (bunun için kuru kahve, kuşburnu taneleri ve tarçın çubuklarını kullandım), ilk defa birkaç farklı renkteki ipliği bir arada kullandım. Sadece iğneardı biraz uğraştırdı, bu kadar fazla olunca nedense çok sıkıcı geldi. Ben de sıkıntıdan çatlamamak için aynı anda başka bir sampler daha işlemeye başladım, onunla rahatlıyordum. İkisi de neredeyse aynı gün bitmiş oldu... Sonucundan memnunum, şimdi sıra çerçeveyi seçmekte...
After two months of waiting and postponing I've finally finished my very first sampler. It's worked on 16 ct hand dyed Aida (I used natural Turkish coffee, a few dried rose hips and cinnamon sticks for dying it - everything I found in my kitchen;) ) and Anchor flosses no 20, 22 and 381 (tweeding with 3 threads) for cross stitches. Backstitch's made with 1 thread of brown.
I love the result... And I loved the process itself - it had a lot of firsts for me. I used 16 ct Aida (and now I can tell that I love it more than 14 ct) and tweeding method for the first time, I dyed fabrics for the first time (and I really liked it), I used too much backstitch and I'm still alive ;) (because it sometimes becomes deadly boring!). And the most important thing - I did a sampler for the first time in my life. Second one is going to be smaller and without backstitch...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































