Nakış Dergileri

sampler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sampler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2013 Pazar

Şubat bahane, kanaviçe kalpler şahane!..

   Romantik biri değilimdir (gerçi "Eşkıya"yı en az on sefer seyretmeme rağmen filmin sonuna doğru hâlâ salya sümük ağlamaya başlıyorum, ama bu sinirlerin bozuk olduğunu da gösterebilir, değil mi?). Fakat bazen o kadar güzel kanaviçe kalp desenlerine rastlıyorum ki, romantizmden uzak biri olsam da sırf kanaviçe aşkına işlemek istedim... Şubat ayını da bahane ettim bu isteğime ;)


   Bu kalp da o örneklerden bir tanesidir. İlk bakıştan vurulduğum bir projeydi, onu hemen "bulunacak-ve-işlenecekler" listeme eklemiştim... Harika da olmuş... 2 kat DMC Color Variation iplikle (renk 115, ebruli kırmızı-bordo) 18 ct. beyaz etamin üzerine işledim. Bu proje, sampler üzerine uzman olan AMAP'tan. Fransız zarafetinden belli oluyor menşei... ;)

   Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Spirit of Vierlande (by Long Dog Samplers)

   Besmele bitti, çerçevelettirildi, artık sahibinin tatilden dönmesini bekleyecek. Teslim edilmeden fotoğrafını blogda göstermeyeyim, ne olur ne olmaz ;) Ben de hiç boş durmuyorum, yeni bir projeye hemencecik saldırdım... Hem de ne projesi!  
   Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
   "Spirit of Vierlande", tipik 19. yüzyıl Alman sampleri. Kirli beyaz üzerine siyah iplikle işlenirmiş, ben de aslına uygun kalmaya karar verdim. Siyah DMC iplikle (310 no'lu renk) 16 ct ekru etamin üzerine işliyorum. Başlangıç için boyutları ortaya çıksın diye bütün kenarlarını yaptım, sadece onları ve köşedeki birkaç motif yapmam 2 haftadan uzun sürdü... Devasa bir şeymiş bu (çerçevesi 56 cm x 42 cm, 10 cm uzunluğunda makasım üzerinde küçücük kalmış)! Şimdiden bayılıyorum buna!.. ve duvarda nasıl duracağını görmek için sabırsızlanıyorum. Ama sanırım bitirilmesi biraz uzun sürecek, çünkü çok fazla motif içeriyor. Her birine bir-iki akşam harcasam bile yılbaşına anca biter... Eh, sıkılmamak için de araya daha küçük ve hızlı projeler sıkıştırmayı düşünüyorum.

10 Şubat 2012 Cuma

Tree of Life Sampler by Wiehenburg Embroidery

   İkinci samplerim de aslında ilkinden bir gün sonra bitmişti, ama onu da zamanında sergileyemedim ;") ...  Dün de ilkini yayınladığımda bunun fotoğrafını çekeyim de bloguma koyayım dedim ve çekemedim  - makinenin pilleri bitmiş, şarj olana kadar beklemek zorunda kaldım.
Wiehenburg Embroidery - Tree of Life Sampler
  Bu sampler'i, ilk sampler'in sonuna doğru, sadece düz ve (bu kadar çok olunca) acayip sıkıcı iğneardı kaldığında, sıkıntıdan çatlamamak için işlemeye başlamıştım. Deseni basit, kendisi de küçük - çabucak, sıkmadan bitmiş... İlkini gibi, 16 ct antik beyaz etamin (bunu boyamamaya karar verdim) üzerinde 3 iplik kullanarak işledim (Anchor 22* numaralı renk, ilk samplerle uyumlu olsun diye). Bu da şimdilik sandıkta çerçeveyi bekleyecek...
   Şablonunu şu siteden aldım, hazır örnek fotoğrafın üzerine tıklarsanız bedava indirebilirsiniz. Benim gibi simetri hastasıysanız, uyarayım: ilk bakışta tamamen simetrik gibi görünen bu samplerde sağ ve sol birkaç yerde farklıdır, belki de bilinçli olarak öyle tasarlanmış, bilemem. Ben gene de işlerken bazı yerleri önceden farkedip simetrik yapmaya çalıştım, bazı yerleri ise zamanında farkedemediğim için sonradan söküp düzeltmeye üşendim.

9 Şubat 2012 Perşembe

İlk sampler'im bitti

   İlk samplerimi işlemeyi 4 hafta önce bitirmiştim, ama işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü zaman ve fırsat bulup da fotoğraf çekemediğim için bu sevincimi paylaşamadım. Bugün nihayet kendime ve bunca zamandır ihmal ettiğim bloguma biraz zaman ayırabiliyorum...

   2 aylık ertelemeden sonra, hayatımın ilk sampleri bitti. Bu projeyle birlikte birkaç ilki denemiş de oldum - ilk defa 16 ct etamin ve 26 numaralı iğne kullandım (24 numaradan sonra parmaklarıma minicik gelmişti! alışana kadar sürekli kaybedeceğim diye korkuyordum), ilk defa eski bir görüntü olsun diye etamini boyadım (bunun için kuru kahve, kuşburnu taneleri ve tarçın çubuklarını kullandım), ilk defa birkaç farklı renkteki ipliği bir arada kullandım. Sadece iğneardı biraz uğraştırdı, bu kadar fazla olunca nedense çok sıkıcı geldi. Ben de sıkıntıdan çatlamamak için aynı anda başka bir sampler daha işlemeye başladım, onunla rahatlıyordum. İkisi de neredeyse aynı gün bitmiş oldu...  Sonucundan memnunum, şimdi sıra çerçeveyi seçmekte...


  
After two months of waiting and postponing I've finally finished my very first sampler. It's worked on 16 ct hand dyed Aida (I used natural Turkish coffee, a few dried rose hips and cinnamon sticks for dying it - everything I found in my kitchen;) ) and Anchor flosses no 20, 22 and 381 (tweeding with 3 threads) for cross stitches. Backstitch's made with 1 thread of brown.

   I love the result... And I loved the process itself - it had a lot of firsts for me. I used 16 ct Aida (and now I can tell that I love it more than 14 ct) and tweeding method for the first time, I dyed fabrics for the first time (and I really liked it), I used too much backstitch and I'm still alive ;) (because it sometimes becomes deadly boring!). And the most important thing - I did a sampler  for the first time in my life. Second one is going to be smaller and without backstitch... 

11 Aralık 2011 Pazar

Blackwork sampler'in işlenmesi bitti


 ... ama bir de dikimi vardır, ve burada ben düzgün yapamayacağım diye bir takıldım... bir türlü nasıl yapacağımı bilemiyorum. Halbuki makas zarfının içine koyacağım kumaşı bile buldum - resimdeki çiçek desenli gri parça. ;) Gerçi makasımın "kösteği" (scissors fob) hazır, ama onu da dikmek bir hayli zor olmuş - gözlerim meğerse bayağı bozukmuş, körü körüne, doğru dürüst bir şey görmeden diktim. İkisi de hazır olunca resmini koyacağım. Bir de eşimin geçenlerde Ulus'ta bir işi vardı, bana bir küçük makas daha almış. Gene gri, titanyum kaplı dikiş-nakış makası, ama bu seferkinin ucu düz. Şimdi buna da bir "köstek" lâzım... ;)

4 Aralık 2011 Pazar

   Bir aydır buralardayım ama canım çok sıkkındı - sadece takip ettiğim bloglara göz atmak için uğruyordum. Ne bir şeyler yapmak, ne de bir şeyler yazmak istedi canım... Çocuklarımız gibi sevdiğimiz tüylü bebeklerden, kedilerimizden bir tanesi bizi çok erken bir yaşta terketti. Bir buçuk yaşındaki yakışıklı kara oğlum Mişka bir gece her zamanki gibi dışarı gezmeye çıktı ve bir daha dönmedi. Ertesi gün kapıcıdan öğrendiğimiz gibi bir araba altında kalarak can vermiş... Evde hayvan beslemeyen arkadaşlar anlamaz kolay kolay, ama ben bir çocuğumu kaybetmiş gibi hissediyorum kendimi... Eşim de öyle... Evin her tarafı da onun hatıralarıyla dolu... Allah'tan 3 tüylü bebeğimiz daha var da onlarla uğraşırken biraz geri planda kalıyor bu acı. Onlar da sanki hissetmişler, farklı davranıyorlar... Kedilerimiz özgür olacak, istediklerinde dışarı çıkıp dolaşacaklar diye düşündüğümüzde başlarına kötü şeylerin gelme ihtimalini asla unutmuyorduk, ama korkulan gerçek olunca zor atlatılıyormuş... Ve biz kendi gözlerimizle görmediğimiz için, bebeğimizi gömemediğimiz için bir yandan acı çekiyoruz, öte yandan hayatta olup sadece dişiler peşinde bir yerlerde gezdiğini ve bir gün eve döneceğini umuyoruz...

Sampler'e o zamandan beri hiç dokunmadım, içimden gelmiyor. Fakat iki hafta önce yavaş yavaş başka bir projeye başladım - blackwork denen nakış türünü deniyorum. İşlediğim parça da bir nevi "sampler" olacak, çünkü aynı kumaş üzerine farklı farklı desenler işliyorum. Sonuç da beklediğimden güzel oluyor... Fotoğrafı yarın gündüz ışığıyla çekip koyacağım.

    Her yeni desene ilk başladığımda biraz garip, hatta biraz çirkin duruyor. Ama desen büyüdükçe güzelliği de ortaya çıkıyor. Fakat bu blackwork işi sabırsızlar için değildir kesinlikle, çok yavaş ilerliyor... çok sabır gerektiriyor... Ama bana göre, sonuca bakılırsa (ki bu daha bitmemiş hali) sabretmeye değermiş...

31 Ekim 2011 Pazartesi

Benim ilk sampler'im / My very first sampler

   İlk önce galiba "sampler"in ne olduğunu anlatmam lâzım. Ben de 2-3 ay öncesine kadar böyle bir şeyin varlığından bihaberdim, ama internet deryasını da boşuna sevmiyormuşum - bilgi ve fikir deryası bu internet, her gün yeni bir şeyler öğrenmek mümkün! İşte "sampler" de nakışta bir işleme ... şekli mi diyeyim? (bilemedim şimdi) Aslında bilinen tüm nakış tarzlarını birarada bulundurabilir, ama genelde çarpı işi ve türevleri, ve iğneardı (= backstitch) kullanılır. Kumaşın üzerine (ki kumaş genelde geniş, uzun bir şerit halinde olurmuş) değişik değişik desenler, bordürler, harfler ve rakamlar işlenir. Tek veya çok renkli olabilir. Orta Çağ'da (yani ilk çıktığı zamanlarda) bu tür "sampler"ler şemalar yerine kullanılırmış, baskılı kitaplar ya da dergiler yoktu ya, desenleri unutmamak içinmiş. Kumaşta bolca boş yer bırakılırmış ki kadınlar ömür boyu yeni öğrendikleri desenleri de ekleyebilsinlermiş. Bu şeritler de kızlara ve torunlara çok değerli bir miras olarak geçermiş bazı ailelerde. İngilizce "sampler" de zaten "örnek, örnekleyici, örnek kitabı" demek. Bir de işleyen kişiler marifetlerini göstermek için kullanırlarmış bu tarzı. Bu yüzden de üzerinde bir yerde çoğu zaman ustanın ismi ve tarihi de bulunurmuş. "Sampler"e harf ve rakam işleme modası çok sonradan çıkmış, kadınlar bunları işlerken bir de alfabeyi, okumayı öğreniyorlarmış... Görsel örnekleri burada bulabilirsiniz...
   İşte bu "sampler"ler ilk gördüğüm andan  itibaren bir daha aklımdan çıkmadı. O kadar aşık oldum ki onlara anlatamam! Ve gene internette gördüğüm bir "sampler duvarı" (bir usta işlediği bütün "sampler"leri bir duvara asmış, hepsi bu) beni iyice hasta etmeye yetti. Şimdi ben de "sampler" dolusu bir duvarım olsun istiyorum. Duvarım da hazır... 
   Ve ilk adımı attım bile, geçen cumadan beri hayatımın ilk (ama belli ki son değil!) örnekleyicisini işliyorum. Çarpı işi ve bolca iğneardı birarada kullanılmış. Birinden sıkıldıkça diğerine geçiyorum, çok zevkli oluyor.
   Bu genel görüntü. Fotoğraf çok kötü çıkmış, en az 10 kere çektim, hep aynı flu görüntü. Galiba makinem bu "sampler"i kıskanmış, tümünü düzgün fotoğraflamayı reddediyor :). Ama ana fikir olarak bu da yeterli sanırım. Ne olacağını tahmin edebiliyorsunuzdur... Ben ise pu projede sonradan farkettiğim 3 kediyi çok sevdim, bizim evde de üçüzler yaşıyor ya. Çok sembolik buldum. Gidip gelen annelerini de eklemeyi düşünüyorum bir tarafına ama.
   Bu da sağ alt köşedeki iğneardı, çok güzelmiş. Bana oya gibi geliyor görüntüsü. Bir de bunu işlemek bu kadar sıkıcı olmasaydı!.. ;")


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...