26 Eylül 2012 Çarşamba
Doğayı Keşfederken: Hayvan Hakları Yasa Tasarısına karşı eylem
Doğayı Keşfederken: Hayvan Haklari Yasa Tasarisina karsi eylem: Meclise sunulan yeni yasa tasarısına “Sahipli ve sahipsiz hayvanları belediye sınırları içinde ya da dışında başıboş bırakmak yasak...
Buradan da yasanın son haliyle ilgili gerçekleri ve hayvan sevenlerin yasaya neden karşı çıktığını izleyebilirsiniz.
25 Eylül 2012 Salı
Kanaviçe Dergisi 27. sayı çıktı
Yeni, ilginç projelerle dolu 27. sayı (ekim-aralık 2012) birkaç gün önce çıkmış. Bu sefer çiçekler baş rolde... Ben en çok çilekli masa örtüsü + yastıklar takımını, gelincikli tabloyu ve kır evi tablosunu sevdim, ama diğer projelere de haksızlık yapmak istemem - hepsi de çok güzel...
Dergideki son projeyi görünce çok sevindim - "Birth Sampler" (dergideki çeviriyle "doğum tablosu"). Sebebi mi? Geçen hafta doğum yapan çok sevdiğim bir arkadaşıma değişik bir hediye arıyordum. Bu proje de bana böyle şeylerin de var olduğunu hatırlatmış oldu, sadece karar vermem lâzım - buradakini mi işleyeyim, daha değişik bir tanesini mi arayayım...
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Spirit of Vierlande (by Long Dog Samplers)
Besmele bitti, çerçevelettirildi, artık sahibinin tatilden dönmesini bekleyecek. Teslim edilmeden fotoğrafını blogda göstermeyeyim, ne olur ne olmaz ;) Ben de hiç boş durmuyorum, yeni bir projeye hemencecik saldırdım... Hem de ne projesi!
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
"Spirit of Vierlande", tipik 19. yüzyıl Alman sampleri. Kirli beyaz üzerine siyah iplikle işlenirmiş, ben de aslına uygun kalmaya karar verdim. Siyah DMC iplikle (310 no'lu renk) 16 ct ekru etamin üzerine işliyorum. Başlangıç için boyutları ortaya çıksın diye bütün kenarlarını yaptım, sadece onları ve köşedeki birkaç motif yapmam 2 haftadan uzun sürdü... Devasa bir şeymiş bu (çerçevesi 56 cm x 42 cm, 10 cm uzunluğunda makasım üzerinde küçücük kalmış)! Şimdiden bayılıyorum buna!.. ve duvarda nasıl duracağını görmek için sabırsızlanıyorum. Ama sanırım bitirilmesi biraz uzun sürecek, çünkü çok fazla motif içeriyor. Her birine bir-iki akşam harcasam bile yılbaşına anca biter... Eh, sıkılmamak için de araya daha küçük ve hızlı projeler sıkıştırmayı düşünüyorum.
23 Ağustos 2012 Perşembe
Mara Meimaridi - İzmir Büyücüleri
Bu kitabı, ilçe kütüphanesinden adı ve arka kapaktaki tanıtım yazısından etkilenip seçtim. Büyülü masal olmasına rağmen (ki ben hâlâ masalları severim ve memnuniyetle okurum) kitapta anlatılan Osmanlı'da yaşayan Rumların gündelik hayatı ilgimi çekti...
Yanlış hatırlamıyorsam, altı-yedi yıl önce bayağı popüler olmuştu "İzmir Büyücüleri", gazetelerin kitap eklerinde hakkında bir sürü yazı yazılmıştı... Ama doğrusunu söylemem gerekirse, kitabı pek sevmedim. Karmaşık, oradan oraya atlayan bir anlatım... bir sürü isim... bana, daha çok sayfa sayısını artırmak için yazılmış, gereksiz bir fazlalık gibi gelen yüzlerce ayrıntı... Daha çok mahalle dedikodularını dinliyormuşum gibi geldi ve ben dedikodudan hiç hoşlanmadığım için sıkıldıkça sıkıldım, hatta birkaç defa az kalsın okumayı bırakıyordum. Bütün kitapta ortalara doğru ilginç ve heyecan verici sadece birkaç bölüm vardı, bana göre... Gene de inat edip okumayı bitirdim, sırf başladığım kitapları sonuna kadar okuma alışkanlığımdan...
Yanlış hatırlamıyorsam, altı-yedi yıl önce bayağı popüler olmuştu "İzmir Büyücüleri", gazetelerin kitap eklerinde hakkında bir sürü yazı yazılmıştı... Ama doğrusunu söylemem gerekirse, kitabı pek sevmedim. Karmaşık, oradan oraya atlayan bir anlatım... bir sürü isim... bana, daha çok sayfa sayısını artırmak için yazılmış, gereksiz bir fazlalık gibi gelen yüzlerce ayrıntı... Daha çok mahalle dedikodularını dinliyormuşum gibi geldi ve ben dedikodudan hiç hoşlanmadığım için sıkıldıkça sıkıldım, hatta birkaç defa az kalsın okumayı bırakıyordum. Bütün kitapta ortalara doğru ilginç ve heyecan verici sadece birkaç bölüm vardı, bana göre... Gene de inat edip okumayı bitirdim, sırf başladığım kitapları sonuna kadar okuma alışkanlığımdan...
14 Ağustos 2012 Salı
Vogue Knitting erken sonbahar sayısı
İlginç... Daha iki - üç hafta önce sıcaktan kavruluyorduk... Son birkaç gecedir ise sabaha karşı hava bayağı bir serinliyor, 15-17 dereceye düşüyordur herhalde ... Ve havada sonbahar kokusu var... Bu sene sonbahar biraz erken gelecek gibidir... ;")
Havalar serinlemeye başlayınca içimde acayıp bir örgü örme isteği beliriveriyor. Genelde bu duyguya aldırmamaya gayret ediyorum, ama bir yandan da örgü dergilerine saldırıyorum ;") Ve ilk önce en sevdiklerimden biri - Vogue Knitting'e...
12 Ağustos 2012 Pazar
Henry Mancini - Shadows of Paris (Pink Panther A Shot in the Dark)
Dün akşam CNBC-e'de Pembe Panter filmlerinden biri oynuyordu. Bu tür komedileri pek sevmesem de mutfak işleriyle uğraşırken bana eşlik etmelerinde bir sakınca görmüyorum - eğlendirici ve oyalıcı oluyorlar. ;") Dünkü filmi daha önce defalarca "seyretmeme" rağmen başlangıçtaki şarkıyı ilk defa farketmişim. "Shadows of Paris" Henry Mancini'nin eseriymiş. Ve bu şarkıya bayıldım!...
Henry Mancini, zamanın en ünlü film müziklerini besteleyen, bol bol ödül almış İtalyan asıllı Amerikalı bir besteciydi. Adını bilmesek ve filmlerini hiç seyretmemiş olsak bile (ki bundan kuşkuluyum), bir şekilde bir yerlerden müziklerini hepimiz tanıyoruzdur...
THE
SHADOWS OF PARIS
Music
by Henry Mancini
Lyrics by Wells
Lyrics by Wells
Why
must we meet
In the shadows of Paris
Where hardly a star
Seems to shine
Why can't we meet
In the sunlight of Paris
Where Paris can see
You are mine
In the shadows of Paris
Where hardly a star
Seems to shine
Why can't we meet
In the sunlight of Paris
Where Paris can see
You are mine
Have
you come to me from another
Whose lips you have tried
Do you still belong to another
Is that why we hide
Whose lips you have tried
Do you still belong to another
Is that why we hide
*
Why am I cold
In the sunlight of Paris
When laughter and song
Fill the sky
Why am I warm
In the shadows of Paris
When I know that dawn
Means goodbye
In the sunlight of Paris
When laughter and song
Fill the sky
Why am I warm
In the shadows of Paris
When I know that dawn
Means goodbye
(*
Repeat)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




