Nakış Dergileri

17 Şubat 2013 Pazar

Şubat bahane, kanaviçe kalpler şahane!..

   Romantik biri değilimdir (gerçi "Eşkıya"yı en az on sefer seyretmeme rağmen filmin sonuna doğru hâlâ salya sümük ağlamaya başlıyorum, ama bu sinirlerin bozuk olduğunu da gösterebilir, değil mi?). Fakat bazen o kadar güzel kanaviçe kalp desenlerine rastlıyorum ki, romantizmden uzak biri olsam da sırf kanaviçe aşkına işlemek istedim... Şubat ayını da bahane ettim bu isteğime ;)


   Bu kalp da o örneklerden bir tanesidir. İlk bakıştan vurulduğum bir projeydi, onu hemen "bulunacak-ve-işlenecekler" listeme eklemiştim... Harika da olmuş... 2 kat DMC Color Variation iplikle (renk 115, ebruli kırmızı-bordo) 18 ct. beyaz etamin üzerine işledim. Bu proje, sampler üzerine uzman olan AMAP'tan. Fransız zarafetinden belli oluyor menşei... ;)

   Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...

7 Ocak 2013 Pazartesi

Kanaviçe Dergisi 28. sayı çıkmış


Tuva Yayıncılık sitesindeki bilgilere bakılırsa, bu sayı 25 Aralıkta çıkmış, ama ben daha bugün iş çıkışı kitapçıya uğrayıp aldım. Derginin küçük bir yıl dönümü varmış - 7. yayın yılını bitirmiş. Galiba ülkemizde bu kadar uzun zamandır çıkan başka bir kanaviçe dergisi hiç olmamıştır (tabii ki yanılıyor da olabilirim ;). Gene ilginç, çok renkli projeler var bu sayıda. Kırkyama görünümlü yastık favorim (hem kırkyamayı çok sevdiğim, hem Jeremiah Junction projelerini hatırlattığı içindir)...



6 Ocak 2013 Pazar

Ken Grimwood - Sil Baştan

   Bugünkü aklınızla ve bilginizle 18-20 yaşında olduğunuz günlere dönme ihtimaliniz olsaydı, kabul eder miydiniz? Böyle bir fikir aklınıza hiç geldi mi? Ya da nasıl bir şey olabileceğini hiç zihninizde canlandırmaya çalıştınız mı?.. Biz arkadaşlarımla son 10-15 sene içinde şakayla karışık birkaç kere böyle bir şeyi konuşmuş olduk, nasıl daha akıllı seçimler yapabileceğimizi, daha iyi hayat kurabileceğimizi düşünerek... Ama bu kitabı okurken ben hayatını tekrar tekrar yaşama fikrini korkunç bulmaya başladım... 
   Kurgusu çok değişik geldiği için okumayı 2-3 akşam içinde bitirdim. İlk başta biraz zorlandım, ortalara doğru sardı, merak etmeye başladım... Sonunda bu tekrarların bir açıklaması olacağı fikrine kapılmışım (ki öyle bir şey olmadı), hatta kitabın bir yerinde sanki geliştirilmemiş, unutulmuş bir olay vardı, gereksiz ayrıntılar da eksik değildi ama gene de zevkle okudum... Kitabı okuduktan sonra İnternette biraz araştırdım ve hakkında birkaç ilginç şey buldum: Yazar 2003'te 59 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiş, ölmeden önce kitabın devamı üzerinde çalışıyormuş. Sil Baştan (orijinal adıyla Replay) Türkiye'de ocak 2010'da ilk defa yayınlandığı halde aslında 1986'nın sonuna doğru yazılmış ve 1987'de ilk defa basılmış bir kitapmış, yani neredeyse 25 senelik. Ve hâlâ ilgiyle okunuyor. Neredeyse ilk basıldığı tarihten itibaren film çekileceği konuşuluyor, ama nedense hâlâ çekilmemiş... 

12 Aralık 2012 Çarşamba

12-12-12


   Bugünkü tarih 12 Aralık 2012, yani 12-12-12. Ve şimdi kafama dank etti - böyle bir rakam kombinasyonu bir daha ancak yüz yıl sonra tekrarlanacak! Yani, ancak torunlarımız görebilecek ;")

11 Aralık 2012 Salı

Nora Roberts - Görkemli Ölüm

   Bu yazar hanımefendinin adını daha önce duymuş muyum, emin değilim... Belki kitapçılarda rastlamışımdır... Nora Roberts, birkaç değişik isim kullanarak, 200'den fazla kitap yazmış. (Hep merak ettim - bazı yazarlar neden farklı isimler altında kitap çıkarırlar? Belki sebebi çok ciddi, ama farklı isimler kullanıldıktan sonra neden bu sefer hepsinin aynı kişi olduğunu açıklama ihtiyacı duyarlar? Anlamış değilim...)
   "Görkemli Ölüm" okuduğum ilk kitabı, ama meğerse ondan önce bir kitap daha varmış - "Çıplak Ölüm".  Ve ondan sonra da 9 kitap daha varmış, Türkçeye çevirisi yapılanlardan. Kocaman, 34 kitaplık bir seriymiş - Ölüm Serisi. Baş kahramanı Eve Dallas, 2054'te yaşayan New York'lu bir detektif. Fantastik + aşk + polisiye = garip bir karışım. Aslında Mars, uzay yolculukları ve diğer fantastik şeyler hesaba katılmasa fena bir kitap değilmiş, okunuyor... sürükleyici... İlgi uyandırıcı...
Ama devamını büyük ihtimalle okumam...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...