nakış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nakış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Aralık 2013 Salı
14 Mayıs 2013 Salı
Vitray cam çiçekleri (kanaviçe şablonları)
Bu harika vitray camlara benzer çiçekler ve bir sürü daha kanaviçe şablonu Bulgar kanaviçe ve goblen tasarımcısı Stoyanka Ivanova'nın sitesi "Solaria Gallery"den ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Çiçekler çok büyük değildir - sadece 65'e 88 çarpı, ortalama 15 farklı renkte (projeye göre biraz değişebilir) DMC ipliklerle işlenmiş.
İndirmek için resimlerin üstüne tıklayın, açılan küçük pencerenin sağ tarafında, ortaya doğru "Download PDF Pattern" butonu var.
31 Mart 2013 Pazar
Bir kanaviçe kalp daha...
Şubatta ilk defa çarpı işi bir kalp işlemiştim, çok sevdiğim AMAP tasarımlarından... Martta da devam edeyim dedim. Küçük projeler hızlı işleniyor, bıktırmadan bitiyor...
Bu kalp tasarımı da ilk görüşten âşık olduğum bir şeydi. Çizgi çizgi desenine bayılmıştım... 7 Mart gecesi, uyku tutmayınca, ani bir kararla işleyeyim dedim ve hemencecik de işe koyuldum. Evdeki iplik stoklarımdan DMC 815 çıkmadı, Anchor'un "muadili" olan 22 numaralı rengi ("burgundy") kullanmak zorunda kaldım. Renkler tam olarak birbirinin aynısı değilmiş, bayağı bir ton farkı varmış (sonradan kontrol ettim). Birkaç günde (sadece akşamları işleyebildiğim halde) bitti, iki buçuk hafta da fotoğraf çekilmeyi bekledi...
Austrian 1 adını taşıyor. "coeurs de Bleu de Chine" (coeur "kalp" demekmiş, Fransız tasarımcıları aşkına Fransızcayı da sökeceğim bu gidişle ;") ) koleksiyonundan, ki ben hepsine âşığım... Bu kalp tasarımını Just Cross Stitch dergisinden aldım. 18 ct. kırık beyaz (= antique white) etamin üzerine 2 iplikle işledim. Daha sonra bu motifi kullanarak yastık yapmayı düşünüyorum...
Ankara'da bugün hava harika olacakmış... Herkese mutlu, bol güneşli, sakin bir pazar günü geçirmesini dilerim!
Ankara'da bugün hava harika olacakmış... Herkese mutlu, bol güneşli, sakin bir pazar günü geçirmesini dilerim!
10 Mart 2013 Pazar
Yabancı kanaviçe dergileri 1
Çarpı işi 2010'dan beri hobilerim arasında yer alıyor. Bu işe de biraz dergiler sayesinde başladım, bu yüzden bugün biraz bu dergilerden bahsetmek istiyorum...
"İlk göz ağrım" - Kanaviçe Dergisi'dir. Ankara'daki bazı kitapçılarda ve el işi dükkânlarında rastladığım ve bütün sayıları aldığım tek Türk kanaviçe dergisi. Belki başka kanaviçeyle ilgili dergiler de var memleketimizde, ama hiç rastlamadığım için gözümden kaçmıştır, bilemiyorum...
Yabancı kanaviçe dergileriyle tanışıklığım ise daha sonradan, İnternet sayesinde oldu ve bazılarını çok sevdim. Bu süre zarfında anlayabildiğim kadarıyla kanaviçe dergileri konusunda en uzmanlaşmış ülkeler İngiltere ve Fransa'dır. Bu ülkelerde çıkan ve kanaviçe nakışını konu alan dergi, kitap ve periyodik broşür sayısı bir hayli yüksektir. Bu dergilerde yayınlanan projeler de en basit, 1-2 saat içinde bitirebileceğinizden büyük, ancak birkaç ayda işleyebileceğiniz projelere kadar geniş bir çeşitlilikte... Ardından, sanırım, İtalya, İspanya (ya da Portekiz - dillerini pek ayırt etmediğim için hangisi olduğundan emin değilim), Almanya ve ABD geliyor. Muhakkak, başka ülkelerde çıkan kanaviçe dergileri de vardır, ama onlar hakkında pek bir şey bilmem.
Önce İngilizce olarak yayınlananlardan başlayayım (sıralama tercihlerime göre değil, alfabeye göre yapılmıştır) :
"Antique Sampler Stitcher Magazine" - birçok kitabı yayınlanmış Lesley Wilkins isimli bir blackwork ve antik sampler tasarımcısı tarafından yürütülen bir çalışma. Derginin içeriği adından da anlaşılıyor zaten. Sayılarından birinde Türk kanaviçe ve blackwork tasarımcısı Banu Demirel'in projesi yer aldı.
"İlk göz ağrım" - Kanaviçe Dergisi'dir. Ankara'daki bazı kitapçılarda ve el işi dükkânlarında rastladığım ve bütün sayıları aldığım tek Türk kanaviçe dergisi. Belki başka kanaviçeyle ilgili dergiler de var memleketimizde, ama hiç rastlamadığım için gözümden kaçmıştır, bilemiyorum...
Yabancı kanaviçe dergileriyle tanışıklığım ise daha sonradan, İnternet sayesinde oldu ve bazılarını çok sevdim. Bu süre zarfında anlayabildiğim kadarıyla kanaviçe dergileri konusunda en uzmanlaşmış ülkeler İngiltere ve Fransa'dır. Bu ülkelerde çıkan ve kanaviçe nakışını konu alan dergi, kitap ve periyodik broşür sayısı bir hayli yüksektir. Bu dergilerde yayınlanan projeler de en basit, 1-2 saat içinde bitirebileceğinizden büyük, ancak birkaç ayda işleyebileceğiniz projelere kadar geniş bir çeşitlilikte... Ardından, sanırım, İtalya, İspanya (ya da Portekiz - dillerini pek ayırt etmediğim için hangisi olduğundan emin değilim), Almanya ve ABD geliyor. Muhakkak, başka ülkelerde çıkan kanaviçe dergileri de vardır, ama onlar hakkında pek bir şey bilmem.
Önce İngilizce olarak yayınlananlardan başlayayım (sıralama tercihlerime göre değil, alfabeye göre yapılmıştır) :
"Antique Sampler Stitcher Magazine" - birçok kitabı yayınlanmış Lesley Wilkins isimli bir blackwork ve antik sampler tasarımcısı tarafından yürütülen bir çalışma. Derginin içeriği adından da anlaşılıyor zaten. Sayılarından birinde Türk kanaviçe ve blackwork tasarımcısı Banu Demirel'in projesi yer aldı.
Abone olduğunuzda bu derginin sayıları dijital olarak indiriliyor, yılda 6 sayı çıkıyor. 2008'den bu yana 29 sayı çıkmış, eskiler de ayrı ayrı satın alınabiliyor. Aynı tasarımcının sadece blackwork ile ilgili bir dijital yayını daha var - "Blackwork Magazine", o da yılda 3 defa çıkıyor. Toplam 11 sayısı mevcut.
"Cross Country Stitching Magazine" (CCS) - ABD'de 1989'dan beri çıkarılan ve "country style" ve "quaker style", yani Amerikan köy tarzı projelere yer veren bir dergidir. Bütün projeleri tasarımcı Linda Coleman tarafından hazırlanıyor (kendisi ünlü Jeremiah Junction, Inc. kurucusu ve sahibesi oluyor).
"Cross Country Stitching Magazine" (CCS) - ABD'de 1989'dan beri çıkarılan ve "country style" ve "quaker style", yani Amerikan köy tarzı projelere yer veren bir dergidir. Bütün projeleri tasarımcı Linda Coleman tarafından hazırlanıyor (kendisi ünlü Jeremiah Junction, Inc. kurucusu ve sahibesi oluyor).
Dergi 2 ayda bir çıkar, genelde 10-15 çok renkli ve ilginç proje içerir. Şimdiye kadar toplam 140 sayı civarında çıkmıştır. Neredeyse tüm sayılarda yer alan projeleri bu sayfada görebiliyoruz. Uluslarası abonelik siteden yaptırılabilir, ayrıca bazı eski sayılar da satın alınabilir. Sitede bir sürü daha nakışla kullanılabilir ıvır zıvır satılıyor.
"Cross Stitch Crazy", "Cross Stitch Gold", "The World of Cross Stitching","Cross Stitch Card Shop", "Cross Stitch Favourites", "Enjoy Cross Stitch" - aynı yayınevinin İngiltere'de çıkardığı birkaç dergi. Projeleri, minicik bir çiçek-böcekten devasa tabloya kadar çeşit çeşit... Üye olduğunuzda bir sürü küçük projeyi bedava indirebilirsiniz siteden. "The World of Cross Stitching" - aralarında en eski ve bence en güzel dergidir, mart ayı itibarıyla toplam 201 sayı çıktı. Kanaviçe Dergisinden de tanıdığımız birçok tasarımcı çalışmalarıyla bu dergilerde yer alıyor. Her dergiye ayrı ayrı abone olunabiliyor (hediyeli!) ya da "chart shop"tan ayrı ayrı projeler satın alınabiliyor.
"Embroidery & Cross Stitch Magazine" 20 yıldır Avustralya'da yayınlanan ve her türlü el işi projelerine yer veren bir dergiymiş. Sanırım, kendi sitesi yok.Buradan 6, 12, 24 ay için abone olunabiliyor - gri çubuk üzerinde "show international pricing" yazısını tıklarsanız uluslararası abonelik ücretini görebilirsiniz ("International delivery" yazılı satırlarda).
"Just Cross Stitch Magazine" 1983'ten beri ABD'de yayınlanıyor. 2 ayda bir, yılda toplam 7 sayı (özel yılbaşı sayısıyla beraber) çıkıyor. Projeler genelde bayağı büyük ve çok renklidir, uzmanlık gerektirir.
Kendi sitesinde uluslararası abonelik yapılmıyor. Abone olmak için gene Amazon kullanılabilir.
"New Stitches Magazine" İngiltere'de 1992'den beri Mary Hickmott isimli bir tasarımcı tarafından yayınlanıyor. Dergide sadece birbirinden güzel kanaviçe tasarımları değil, başka el işi nakışları da yer alıyor. Her ay çıkan bu derginin mart ayı itibarıyla 239 sayısı mevcut. Eski sayıların çoğunu ya da ayrı ayrı projeleri satın almak da mümkün. Buradan da birkaç bedava proje indirilebiliyor.
"The Gift of Stitching" 1996-2012 arası digital olarak yayınlanan Avustralya menşeili bir dergiydi. Bu dergide küçük büyük, harika tasarımlar (çoğunlukla sampler) yer alıyordu. Buradan 2006-2009 yıllarında yayınlanmış eski sayıları CD olarak satın almak mümkün.
25 mart 2013. Yeni bulduğum (daha doğrusu hatırladığım) bir dergi daha:
"Cross-Stitch & Needlework Magazine" ABD'de 2 ayda bir çıkan bir kanaviçe ve el işi dergisidir. Farklı seviyelerdeki kanaviçe sevenlere hitap eder. Dergide büyük küçük çok hoş tasarımlar yer alıyor. Çarpı işinin yanı sıra diğer nakış türleri de sıkça kullanılıyor. Toplam kaç sayı olduğu ve ne zamandan beri yayınlandığı konusunda bir bilgi bulamadım, ama araştırma yaparken 1999'da çıkan sayılarla karşılaşmıştım. Uluslararası abonelik ücreti 39.99 dolar (1 yıllık = 6 sayı), bu sayfadan yapılabiliyor (ilk sayı abonelik işleminden 5-6 hafta sonra eline ulaşıyormuş). Şuradan birkaç bedava proje indirilebiliyor. Online mağazası da var.
Böylece İngilizce dergiler listesi bitti. Kaçırdığım bir dergi varsa yorumda yazın, lütfen, - onu da araştırıp listeye eklemeye çalışırım.
Diğer dillerdeki dergiler hakkında yazım birkaç haftaya... ;)
17 Şubat 2013 Pazar
Şubat bahane, kanaviçe kalpler şahane!..
Romantik biri değilimdir (gerçi "Eşkıya"yı en az on sefer seyretmeme rağmen filmin sonuna doğru hâlâ salya sümük ağlamaya başlıyorum, ama bu sinirlerin bozuk olduğunu da gösterebilir, değil mi?). Fakat bazen o kadar güzel kanaviçe kalp desenlerine rastlıyorum ki, romantizmden uzak biri olsam da sırf kanaviçe aşkına işlemek istedim... Şubat ayını da bahane ettim bu isteğime ;)
Bu kalp da o örneklerden bir tanesidir. İlk bakıştan vurulduğum bir projeydi, onu hemen "bulunacak-ve-işlenecekler" listeme eklemiştim... Harika da olmuş... 2 kat DMC Color Variation iplikle (renk 115, ebruli kırmızı-bordo) 18 ct. beyaz etamin üzerine işledim. Bu proje, sampler üzerine uzman olan AMAP'tan. Fransız zarafetinden belli oluyor menşei... ;)
Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...
Bu projeden sonra ani bir kararla her ay bir kalp işlemeyi kafama koydum. Hızımı alamayıp iki tane de yapabilirim... Bunlar ne olacak (tablo mu, başka bir şey mi?), ne için işleniyor gibi zararlı fikirlerden de uzak duracağım,.. hele işlensin, hazır olsun,.. güzel kullanım fikirleri sonradan da gelebilir...
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Spirit of Vierlande (by Long Dog Samplers)
Besmele bitti, çerçevelettirildi, artık sahibinin tatilden dönmesini bekleyecek. Teslim edilmeden fotoğrafını blogda göstermeyeyim, ne olur ne olmaz ;) Ben de hiç boş durmuyorum, yeni bir projeye hemencecik saldırdım... Hem de ne projesi!
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
Long Dog Samplers - ilk bakıştan âşık olduğum bir markadır. Görür görmez neredeyse bütün samplerlere vurulmuş, hepsini işlemek istemiştim. "Spirit of Vierlande" ile bu isteğimi gerçekleştirmeye başlamış bulunmaktayım ;")
"Spirit of Vierlande", tipik 19. yüzyıl Alman sampleri. Kirli beyaz üzerine siyah iplikle işlenirmiş, ben de aslına uygun kalmaya karar verdim. Siyah DMC iplikle (310 no'lu renk) 16 ct ekru etamin üzerine işliyorum. Başlangıç için boyutları ortaya çıksın diye bütün kenarlarını yaptım, sadece onları ve köşedeki birkaç motif yapmam 2 haftadan uzun sürdü... Devasa bir şeymiş bu (çerçevesi 56 cm x 42 cm, 10 cm uzunluğunda makasım üzerinde küçücük kalmış)! Şimdiden bayılıyorum buna!.. ve duvarda nasıl duracağını görmek için sabırsızlanıyorum. Ama sanırım bitirilmesi biraz uzun sürecek, çünkü çok fazla motif içeriyor. Her birine bir-iki akşam harcasam bile yılbaşına anca biter... Eh, sıkılmamak için de araya daha küçük ve hızlı projeler sıkıştırmayı düşünüyorum.
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Yeni... Yine... Kanaviçe Besmele
En son geçen yıl Ramazan Bayramına bir-iki gün kala işleyip çerçevelettiğim kanaviçe besmeleyi bayramda bir akrabamıza hediye etmiştik. Ve daha o zaman "Bu iş bir ramazan geleneğine dönüşecek" diye şaka yapmıştım. Valla, şakanın şakalık bir tarafı kalmamışa benziyor, çünkü yine bir besmele işlemeye koyuldum!.. Bu seferki projem çok sevdiğimiz bir aile dostumuza gidecek. Kendisi hat sanatı severi olduğundan böyle bir hediyeyi beğeneceğini umuyoruz. Ve bu sefer daha değişik bir besmele işliyorum - Tuva Yayıncılık'tan birkaç yıl önce çıkmış şu kitaptan
Bu kitabı 2 yıl önce almıştım. O kadar güzel ve değişik bir sürü proje var ki içinde, seçmekte bayağı zorlandık ("biz" diyorum, çünkü proje seçimine eşim de katıldı).
Bir haftada bu kadar ilerleyebildim, fazla yorgun olmadığım akşamları azar azar çalışıyorum üzerinde. Acayıp çok severim ben besmele işlemeyi! Yuvarlak hatlar, küçük detaylar, noktalar sonunda birleşince ortaya harika bir görüntü çıkıyor... Bir an önce bitirip hazır halini görmek için sabırsızlanıyorum!..
Bir haftada bu kadar ilerleyebildim, fazla yorgun olmadığım akşamları azar azar çalışıyorum üzerinde. Acayıp çok severim ben besmele işlemeyi! Yuvarlak hatlar, küçük detaylar, noktalar sonunda birleşince ortaya harika bir görüntü çıkıyor... Bir an önce bitirip hazır halini görmek için sabırsızlanıyorum!..
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Kitap okumaya zamanım var da kafamdaki el işi projelerine bir türlü başlayamıyordum. O kadar çok fikir var ki, artık liste yapmazsam unutacağım çoğunu. İş yoğunluğu ve bir sürü başka bahane sebep buldum kendime, bir güzel "okuyarak" vakit geçiriyordum. Ama bu hafta içinde Kazakistan'dan, iş gezisinden dönen bir arkadaşım, oralardan bana bir hediye getirdiğini telefonda söyleyince çok merak ettim. Dün akşam getirdiğinde de çok sevindim ve şaşırdım - hiç bu taraklarda bezi olmayan arkadaşım bana Rus yapımı bir nakış kiti almış: içinde etamini, iplikleri, iğnesi, siyah-beyaz şeması ile. Gelincikleri çok sevdiğimi biliyor, bir alışveriş merkezini mi ne gezerken vitrinde bunu ve benzerlerini görünce almaya karar vermiş. Fiyatını tüm ısrarlarıma rağmen söylemedi (ayıp ettiğimi biliyorum, hediyenin fiyatı sorulmaz, ben sadece Türkiye'de satılan kitlerle karşılaştırmak için sordum) - ama buradakilerden kat kat ucuzmuş, çünkü eski Sovyetlerde çarpı işi çok popülermiş, haliyle kendi üretimini yapan çok firma varmış...
İpliğin markasını bilmiyorum, ama etamin çok kaliteli - Zweigart'mış. Sanırım bu etamine kalitesiz iplik konmazdı... Tabii ki dayanamadım, hemencecik açıp içindekilerini iyice inceledim.
Bu sabah kedigillerimiz uyutmadı, 5 buçukta uyanınca ev işi pek yapılmıyor - gürültü olur, herkesi uyandırırım diye rahatsız oluyorum. Sabahın köründe dayanamadım, "azıcık bi deneyeyim" diyip işlemeye koyuldum.
Minnoşum bir ara gelip yaptığım işle çok ilgilendi - kağıtların altına girmeye çalıştı, etamini ısırmaya ve patilemeye uğraştı, iplikle ve kalemle oynadı. Sonra da tam şemanın ortasına yatıverdi, niye sabah sabah onunla ve bahçeyle ilgilenmediğimi çok merak etmiş olmalı...
İlk defa çok renkli bir şey işlediğim için yöntemimi henüz geliştiremedim, sadece ortadan başlayıp renk renk gideceğim galiba. Ama şimdiden şunu söyleyebilirim - işlenmesi tek renkliden daha zor olsa bile, kesinlikle daha eğlencelidir. Renk değiştikçe ve şemayı sürekli takip etmek zorunda kaldıkça sıkılmaya zaman bulamıyorum. ;") Şimdiden de sonucunu görmek için sabırsızlanıyorum...
Bu sabah kedigillerimiz uyutmadı, 5 buçukta uyanınca ev işi pek yapılmıyor - gürültü olur, herkesi uyandırırım diye rahatsız oluyorum. Sabahın köründe dayanamadım, "azıcık bi deneyeyim" diyip işlemeye koyuldum.
![]() |
| şimdilik bu kadarı bitti |
İlk defa çok renkli bir şey işlediğim için yöntemimi henüz geliştiremedim, sadece ortadan başlayıp renk renk gideceğim galiba. Ama şimdiden şunu söyleyebilirim - işlenmesi tek renkliden daha zor olsa bile, kesinlikle daha eğlencelidir. Renk değiştikçe ve şemayı sürekli takip etmek zorunda kaldıkça sıkılmaya zaman bulamıyorum. ;") Şimdiden de sonucunu görmek için sabırsızlanıyorum...
Tek bir sorunum kaldı - ben şimdi kitap mı okuyayım, bunu mu işleyeyim? Arada kaldım işte...
30 Mart 2012 Cuma
İlk Renato Parolin...
Sonbahardan beri işlerim çok yoğundu, ama bu ay iş yerimdeki yoğunluk resmen canıma okudu. Hastayken bile çalışmak zorunda kaldım. Acayip da yoruldum... Blogumu, nakış işlemeyi, çiçeklerimi, evdekilerle rahat ve sakin bir şekilde zaman geçirmeyi acayip özlemişim!.. Şöööyle yayılıp kitap okumayı da özledim, ama çok şükür bunun bari çaresi varmış - sesli kitaplar. Akşamları ev işleriyle uğraşırken kulaklıktan birkaç küçük kitap dinleme fırsatı yarattım kendime... Keşke bol bol Türkçe sesli kitap da olsaydı!..
Martta sadece küçük bir projeyi bitirebildim (19cm x 10cm), gerçi çok sevdiğim bir kanaviçe sanatçısının çalışması - Renato Parolin. Daha nakış işlemeyi hayal ederken tanıştım onun projeleriyle, hastası-hayranı oldum! Çoğunlukla tek renkli oluyorlar, ama gene de inanılmaz hoş şeyler çıkıyor ortaya. Yapılacak listemde birkaç tane daha R.P. projesi var...
14 ct keten Aida kumaşı (keten etamin), iplik - 1 çileden biraz fazla Anchor renk 3031 koyu kahve (3 iplik)
![]() | |
| Tutti in festa by Renato Parolin |
21 Şubat 2012 Salı
Bir ondan bir bundan...
Son birkaç gündür gündüzleri hava güneşlidir,.. pencereden dışarı her baktığımda ilkbahar geldi diye birkaç saniyelik heyecan, sonra da pencere açtığımda aynı soğuk, buz gibi hava. Nedense ben bu kış çok üşüyorum... Akşamları evde kitap okumak ya da el işiyle uğraşmak için kalın bir battaniyenin altına giriyorum. Etrafımda da hemen yer kapmaca oyunları başlıyor - bizim evin büyük kedi-kızı Tırmoş, bizim kara cadımız, ayak ucumda tek başına uyumayı sever. Eh, onun yavruları, "dalmaçyalı" kuzular da aynı yerde uyumak isterler. Allah'tan bu ikili bir arada gayet iyi geçiniyor. Her akşam aynı sinir harbi, aynı sessiz bekleşmeler, korkutucu pozlar - annecik hırlamayla yavruları uzaklaştırmaya çalışıyor. "Dalmaçyalı"lar da bazen hiç umursamadan uyurlar, bazen ise kalorifere geçmeyi tercih ederler... Her gün ayrı bir film, ayrı bir eğlence...
![]() |
| bugün kazanan taraf "Dalmaçyalı"lar oldu... |
İki haftadır Suzanne Collins'in üçlü "Açlık oyunları" romanını okuyorum, bir buçuk kitap bitti, bir o kadar daha kaldı. Gene ilk kitabın başında biraz zorlandım, sonra da zevkli hale gelince işim kolaylaştı. Bu kitaplara epeydir bakıyordum, ne hakkında diye merak edip. Gençlik romanıymış tarzı, ama olsun. Ben her tür kitap severim, yeter ki sıkıcı gelmesin :)
Resimdeki kupa, bu hafta sonu ziyaretime gelen bir arkadaşımın hediyesi. Bunu alışveriş gezintilerinden birinde görüp hemen beni ve "yeni" hobimi hatırlamış, almış. Üzerindeki "kanaviçe" kalplere bayıldım! İçinde bitki çayları için süzgeci de vardı, ama ben sadece kapaklı olarak kullanacağım, çayım kahvem çabuk soğumasın diye...
Bu örgülü saç bandı da benim en soğuk havalarda bile şapka takmayı reddeden asi bir kıza hediyem oldu. Kendisi poz vermek istemedi, biz de manken olarak oyuncak maymunu kullandık. Biraz geniş ve bayağı kalın, kulaklarını ve başının büyük bir kısmını çok sıcak tutacak bir şey oldu. Örerken çok zorlanmadım, bu tür şeyler her zaman daha kolay geliyor bana. Ama paslanmaya başlamışım... Acilen bir şeyler daha örmem lâzım, yoksa örmeyi hepten unutmaya başlarım... Belki de şala başlama zamanı geldi de geçiyor...
Üzerinde çalıştığım son projeyi de en sona sakladım ;") Gene blackwork, ama bu seferkinde biraz da çarpı işi var. Akşamları bazen kitap okumak yerine bununla uğraşıyorum. Bitince daha büyük bir şeyin parçası olacak...
10 Şubat 2012 Cuma
Tree of Life Sampler by Wiehenburg Embroidery
İkinci samplerim de aslında ilkinden bir gün sonra bitmişti, ama onu da zamanında sergileyemedim ;") ... Dün de ilkini yayınladığımda bunun fotoğrafını çekeyim de bloguma koyayım dedim ve çekemedim - makinenin pilleri bitmiş, şarj olana kadar beklemek zorunda kaldım.
![]() |
| Wiehenburg Embroidery - Tree of Life Sampler |
Bu sampler'i, ilk sampler'in sonuna doğru, sadece düz ve (bu kadar çok olunca) acayip sıkıcı iğneardı kaldığında, sıkıntıdan çatlamamak için işlemeye başlamıştım. Deseni basit, kendisi de küçük - çabucak, sıkmadan bitmiş... İlkini gibi, 16 ct antik beyaz etamin (bunu boyamamaya karar verdim) üzerinde 3 iplik kullanarak işledim (Anchor 22* numaralı renk, ilk samplerle uyumlu olsun diye). Bu da şimdilik sandıkta çerçeveyi bekleyecek...
Şablonunu şu siteden aldım, hazır örnek fotoğrafın üzerine tıklarsanız bedava indirebilirsiniz. Benim gibi simetri hastasıysanız, uyarayım: ilk bakışta tamamen simetrik gibi görünen bu samplerde sağ ve sol birkaç yerde farklıdır, belki de bilinçli olarak öyle tasarlanmış, bilemem. Ben gene de işlerken bazı yerleri önceden farkedip simetrik yapmaya çalıştım, bazı yerleri ise zamanında farkedemediğim için sonradan söküp düzeltmeye üşendim.
Şablonunu şu siteden aldım, hazır örnek fotoğrafın üzerine tıklarsanız bedava indirebilirsiniz. Benim gibi simetri hastasıysanız, uyarayım: ilk bakışta tamamen simetrik gibi görünen bu samplerde sağ ve sol birkaç yerde farklıdır, belki de bilinçli olarak öyle tasarlanmış, bilemem. Ben gene de işlerken bazı yerleri önceden farkedip simetrik yapmaya çalıştım, bazı yerleri ise zamanında farkedemediğim için sonradan söküp düzeltmeye üşendim.
9 Şubat 2012 Perşembe
İlk sampler'im bitti
İlk samplerimi işlemeyi 4 hafta önce bitirmiştim, ama işlerimin yoğunluğundan dolayı bir türlü zaman ve fırsat bulup da fotoğraf çekemediğim için bu sevincimi paylaşamadım. Bugün nihayet kendime ve bunca zamandır ihmal ettiğim bloguma biraz zaman ayırabiliyorum...
2 aylık ertelemeden sonra, hayatımın ilk sampleri bitti. Bu projeyle birlikte birkaç ilki denemiş de oldum - ilk defa 16 ct etamin ve 26 numaralı iğne kullandım (24 numaradan sonra parmaklarıma minicik gelmişti! alışana kadar sürekli kaybedeceğim diye korkuyordum), ilk defa eski bir görüntü olsun diye etamini boyadım (bunun için kuru kahve, kuşburnu taneleri ve tarçın çubuklarını kullandım), ilk defa birkaç farklı renkteki ipliği bir arada kullandım. Sadece iğneardı biraz uğraştırdı, bu kadar fazla olunca nedense çok sıkıcı geldi. Ben de sıkıntıdan çatlamamak için aynı anda başka bir sampler daha işlemeye başladım, onunla rahatlıyordum. İkisi de neredeyse aynı gün bitmiş oldu... Sonucundan memnunum, şimdi sıra çerçeveyi seçmekte...
2 aylık ertelemeden sonra, hayatımın ilk sampleri bitti. Bu projeyle birlikte birkaç ilki denemiş de oldum - ilk defa 16 ct etamin ve 26 numaralı iğne kullandım (24 numaradan sonra parmaklarıma minicik gelmişti! alışana kadar sürekli kaybedeceğim diye korkuyordum), ilk defa eski bir görüntü olsun diye etamini boyadım (bunun için kuru kahve, kuşburnu taneleri ve tarçın çubuklarını kullandım), ilk defa birkaç farklı renkteki ipliği bir arada kullandım. Sadece iğneardı biraz uğraştırdı, bu kadar fazla olunca nedense çok sıkıcı geldi. Ben de sıkıntıdan çatlamamak için aynı anda başka bir sampler daha işlemeye başladım, onunla rahatlıyordum. İkisi de neredeyse aynı gün bitmiş oldu... Sonucundan memnunum, şimdi sıra çerçeveyi seçmekte...
After two months of waiting and postponing I've finally finished my very first sampler. It's worked on 16 ct hand dyed Aida (I used natural Turkish coffee, a few dried rose hips and cinnamon sticks for dying it - everything I found in my kitchen;) ) and Anchor flosses no 20, 22 and 381 (tweeding with 3 threads) for cross stitches. Backstitch's made with 1 thread of brown.
I love the result... And I loved the process itself - it had a lot of firsts for me. I used 16 ct Aida (and now I can tell that I love it more than 14 ct) and tweeding method for the first time, I dyed fabrics for the first time (and I really liked it), I used too much backstitch and I'm still alive ;) (because it sometimes becomes deadly boring!). And the most important thing - I did a sampler for the first time in my life. Second one is going to be smaller and without backstitch...
21 Ocak 2012 Cumartesi
Vervaco yastık
Kışın başında meteoroloji uzmanları "Bu kış çok yumuşak ve ılık olacak" diyorlardı. Eh, ben de inanıp sevinmiştim. Kışı, sadece ondan sonra ilkbahar geliyor diye sevmişimdir hep... Ama son 2 haftadır uzmanların dediği hiç de doğru çıkmıyor. Buz gibi havalar, ha bire yağan ve yolları buz pistlerine çeviren kar... Evden sadece ihtiyacım olduğunda çıkmaya ve dışarıda olabildiğince kısa süre kalmaya çalışıyorum, market seferlerini de iş çıkışına denk getirdim. Almayı unuttuğum bir şey çıkarsa da bir sonraki akşama kadar onsuz idare etmeye çalışıyoruz, yani zırt pırt dışarı çıkmak yok bu soğukta. Epeydir de Kızılay'daki el işi dükkânlarına uğramıyorum bu yüzden. Mevcut projelerimi bitirmeye uğraşıyorum. Bu yastık da onlardan biri... Vervaco çarpı işi yastık, 40 cm X 40 cm ebatlarında. İnternette araştırdığımda hayretler içinde kaldım - bunlardan değişik değişik desenli yüzlercesi var galiba.
Bu yastık arkadaşım için işlenmiş. Kitler halinde satılan Vervaco yastıklarını hep görürdüm, ama alıp denemek hiç aklıma gelmedi. Arkadaşım sağ olsun, oturma grubuna uygun bir yastık gördüğünde benimle anlaşma yaptı - ben sadece nakışı yapacaktım, o da kılıfı için kendisi çözüm bulacaktı. İşin benim payıma düşen kısmı bu hafta bitti, biraz sonra sahibine teslim edilecek... Kit içinde kocaman gözenekli, sert, üstüne desen çizilmiş etamin, kalın akrilik iplikler ve kocaman bir iğne vardı. Çalışılması çok kolay ve hızlıymış. İlk başta ya iplikler yetmezse diye endişelenmişsem de, bütün endişelerim boşunaymış - iplikler artmış bile.
Bence bu tür kitler başlayanlar için harika. 2 sene önce nakışa yeni başladığımda bunlardan haberim olsaydı kesinlikle alırdım. Şık Düğme'dekiler, kılıfla uğraşmak istemeyenlere de kılıf dikme hizmeti veriyorlarmış, yanlış anlamadıysam...
26 Aralık 2011 Pazartesi
Kanaviçeye başlarken bilmemiz gerekenler 3. İğneler
Bu hafta sonu nakış hastalığına yeni yakalanmış bir arkadaşım misafirliğime gelmiş, yanında da işlediği projeyi getirmişti. 16 count etamin üzerine çok güzel (ve hâlâ gözümün kesmediği büyüklükte ve renk sayısında) bir bahçeli ev manzarası. Fakat hemen farkettiğim, hatta kendimi tutamayıp biraz da gülümsediğim bir mesele gözüme çarptı - iğnenin kalınlığı. İğne o kadar kalınmış ki, kumaşın gözeneklerinden zor geçiyormuş... Oradan işte aklıma geldi - başlayanlar için kumaşın "count"u ve iğne numarası bir arada pek bir şey ifade etmez ki! Halbuki işi çok kolaylaştıran küçük bir bilgi:
Elde nakış işleyenler için 2 tür iğne vardır - yuvarlak uçlu (round end) ve sivri uçlu (sharp end).
Çarpı işi çalışırken yuvarlak uçlu iğneler kullanılmalıdır. İğnenin uçları yuvarlak olunca kumaşın ipliklerine zarar vermez, onları bölmez. Ayrıca sizin de ellerinize batmaz. Ambalajın üzerinde Tapestry Needles ya da Cross Stitch Needles yazar, üst kısımda da "round end - bout rond" (farklı dillerde "yuvarlak uç") diye bir yazısı ve rakam olarak gösterilmiş iğne numarası mevcuttur. Ankara'daki el işi dükkânlarında, hatırlayabildiğim kadarıyla, 2 farklı marka nakış iğnesi satılıyor - DMC ve Milward (Coats). İkisi de çelikten yapılmıştır. DMC'nin fiyatı sanki biraz daha fazlaydı (ama emin değilim). Ben şahsen hep DMC iğnelerini kullanırım ve çok memnunum. Kırılmıyorlar, kumaşta iz veya parmaklarda kirlenme yapmıyorlar, hiçbiri de kararmadı şimdiye kadar. (Kalitesiz iğnelerde bütün bu sorunlar yaşanabilirmiş.)
![]() |
| çarpı işi iğneleri, no: 28 |
İğne numaralarına gelince: numara ne kadar büyükse, iğne de o kadar küçük oluyor. Aşağıdaki resimde soldan sağa: 28 numara (en küçüğü) - 26 numara - 24 numara - 22 numara - 20 numara - 18 numara - 16 numara (en büyüğü).
İğneler kumaşın deliklerinden kolayca, delikleri büyütmeden ve acayıp sesler çıkarmadan geçmeli. Örnek olarak şu tablo verilebilir:
etamin
|
evenweave kumaşı
|
iğne numarası:
|
6 ct
|
-
|
no: 16
|
8 ct
|
-
|
no: 16 veya 18
|
11 ct
|
22-25 ct
|
no: 22
|
14 ct
|
27-28 ct
|
no: 24 veya 26
|
16 ct
|
32 ct
|
no: 26
|
18 ct
|
36 ct
|
no: 26
|
20 ct
|
36 ct üstü
|
no: 28
|
hardanger 22 kumaşı
|
no: 28
| |
İşlediğiniz projede aynı zamanda tek veya birkaç iğne kullanabilirsiniz. Ben genelde birkaç iğne iplikle farklı köşelerden başladığım için o an kullanmadığım bütün iğneleri kumaşın bir kenarına tutuşturuyor, ipliği onun üstüne sarıyorum. Ama internette rastladığım ilginç bir obje varmış – “needle minder” ve "needle nanny" diye bir şey.
![]() |
| needle minder |
Anladığım kadarıyla, iki yassı mıknatıs kumaşın iki tarafından birbirine yapışıyor. Bizim gördüğümüz tarafta da mıknatısın üzerinde güzel desenli broş gibi bir şey var. Kullanmadığımız iğneleri bu “broş”un üzerinde bırakıyormuşuz, sonra da düşen iğne arama derdi olmuyormuş. Kullanılan mıknatıslar da öyle güçlüymüş ki nakış makasını bile tutabiliyormuş. (Şimdi kendim için nakışlı, daha doğrusu blackwork’lu bir tane yapmayı düşünüyorum, bakalım becerebilecek miyim;) )
31 Ekim 2011 Pazartesi
Benim ilk sampler'im / My very first sampler
İlk önce galiba "sampler"in ne olduğunu anlatmam lâzım. Ben de 2-3 ay öncesine kadar böyle bir şeyin varlığından bihaberdim, ama internet deryasını da boşuna sevmiyormuşum - bilgi ve fikir deryası bu internet, her gün yeni bir şeyler öğrenmek mümkün! İşte "sampler" de nakışta bir işleme ... şekli mi diyeyim? (bilemedim şimdi) Aslında bilinen tüm nakış tarzlarını birarada bulundurabilir, ama genelde çarpı işi ve türevleri, ve iğneardı (= backstitch) kullanılır. Kumaşın üzerine (ki kumaş genelde geniş, uzun bir şerit halinde olurmuş) değişik değişik desenler, bordürler, harfler ve rakamlar işlenir. Tek veya çok renkli olabilir. Orta Çağ'da (yani ilk çıktığı zamanlarda) bu tür "sampler"ler şemalar yerine kullanılırmış, baskılı kitaplar ya da dergiler yoktu ya, desenleri unutmamak içinmiş. Kumaşta bolca boş yer bırakılırmış ki kadınlar ömür boyu yeni öğrendikleri desenleri de ekleyebilsinlermiş. Bu şeritler de kızlara ve torunlara çok değerli bir miras olarak geçermiş bazı ailelerde. İngilizce "sampler" de zaten "örnek, örnekleyici, örnek kitabı" demek. Bir de işleyen kişiler marifetlerini göstermek için kullanırlarmış bu tarzı. Bu yüzden de üzerinde bir yerde çoğu zaman ustanın ismi ve tarihi de bulunurmuş. "Sampler"e harf ve rakam işleme modası çok sonradan çıkmış, kadınlar bunları işlerken bir de alfabeyi, okumayı öğreniyorlarmış... Görsel örnekleri burada bulabilirsiniz...
İşte bu "sampler"ler ilk gördüğüm andan itibaren bir daha aklımdan çıkmadı. O kadar aşık oldum ki onlara anlatamam! Ve gene internette gördüğüm bir "sampler duvarı" (bir usta işlediği bütün "sampler"leri bir duvara asmış, hepsi bu) beni iyice hasta etmeye yetti. Şimdi ben de "sampler" dolusu bir duvarım olsun istiyorum. Duvarım da hazır...
Ve ilk adımı attım bile, geçen cumadan beri hayatımın ilk (ama belli ki son değil!) örnekleyicisini işliyorum. Çarpı işi ve bolca iğneardı birarada kullanılmış. Birinden sıkıldıkça diğerine geçiyorum, çok zevkli oluyor.
Bu genel görüntü. Fotoğraf çok kötü çıkmış, en az 10 kere çektim, hep aynı flu görüntü. Galiba makinem bu "sampler"i kıskanmış, tümünü düzgün fotoğraflamayı reddediyor :). Ama ana fikir olarak bu da yeterli sanırım. Ne olacağını tahmin edebiliyorsunuzdur... Ben ise pu projede sonradan farkettiğim 3 kediyi çok sevdim, bizim evde de üçüzler yaşıyor ya. Çok sembolik buldum. Gidip gelen annelerini de eklemeyi düşünüyorum bir tarafına ama.
Bu da sağ alt köşedeki iğneardı, çok güzelmiş. Bana oya gibi geliyor görüntüsü. Bir de bunu işlemek bu kadar sıkıcı olmasaydı!.. ;")
26 Ekim 2011 Çarşamba
Kanaviçeye başlarken bilmemiz gerekenler 2. Keten nasıl işlenir
Keten kumaşlar etamine pek benzemezler. Kendileri daha yumuşaktır, bu yüzden elde işlerken bütün işinizi kasabilir - kasnak kullanmak en iyisidir. İplik dokuları da kare kare değildir, bütün iplikler tek tektir - iğneyi batıracağınız delikler pek gözükmüyor, haliyle çarpılar yapmak da ilk başta biraz zor geliyor. Ama bu sadece ilk başta!.. Alışınca, gözleriniz o küçük 2x2 kareleri kendi kendine seçmeye başlıyor. Ve keten üzerinde işlenmiş projeler çok daha farklı, çok daha güzel duruyor.
Önemli bir not: Eğer bütün kumaşın üstü çarpılarla kapatılacaksa, keten kullanmayın - hem bu kadar güzel dokulu kumaşa yazık olur, hem de etamin üzerinde bu projeyi daha kolay ve çabuk yaparsınız. Ketenler, açıkta kumaşın kaldığı, gözüktüğü projelerde çok daha güzel durur.
Keten genellikle 2 iplik üzerinden işlenir. Yani iğneyi gözle belirlediğimiz "kare"nin sol alt köşeden nakışın yüzüne çıkarıyoruz, 2 iplik sağa ve 2 iplik yukarı (45 derecelik açıyla sağa doğru oluyor) sayıp "kare"nin sağ üst köşesinden batırıyoruz - yarım çarpı hazır.
Tam çarpıyı oluşturmak için aynı işlemi tersten yapıyoruz, yani bu sefer "kare"nin sağ alt köşesinden kumaşın yüzüne doğru çıkarıyoruz, 2 iplik sola ve 2 iplik yukarı sayıp (ipliğimiz bu sefer 45 derecelik açıyla sola doğru yatmış oluyor) iğneyi batırıyoruz.
İkinci resimde o 2 ipliği renkli göstermeye çalıştım = koyu yeşille kumaşın üzerindeki 2 dikey iplik (onların "etrafında" bir sağ, bir sol yapıyoruz), açık yeşille ise 2 yatay iplik (onların "etrafında" bir sağ yukarı, bir daha sol yukarı yapıyoruz).
Ketenler 2 iplik üzerinden işlendiği için kendi "count" sayısının yaklaşık yarısına eşit olan etamin numarasıyla eşleşir, yani boyut olarak 28 ct keten = 14 ct etamine eşit sayılır.
Bazen keten de (projeye bağlı olarak) 1 iplik üzerinden işlenir. O zaman da çarpılar çok küçük oluyor ve 1 nakış ipliğiyle yapılıyor. Unutmamak gereken önemli bir ayrıntı - ketende "1 iplik üzerinden" işlediğiniz proje, "2 iplik üzerinden" işlediğiniz aynı projeden 4 kat daha küçük olacaktır.
Tam çarpıyı oluşturmak için aynı işlemi tersten yapıyoruz, yani bu sefer "kare"nin sağ alt köşesinden kumaşın yüzüne doğru çıkarıyoruz, 2 iplik sola ve 2 iplik yukarı sayıp (ipliğimiz bu sefer 45 derecelik açıyla sola doğru yatmış oluyor) iğneyi batırıyoruz.
İkinci resimde o 2 ipliği renkli göstermeye çalıştım = koyu yeşille kumaşın üzerindeki 2 dikey iplik (onların "etrafında" bir sağ, bir sol yapıyoruz), açık yeşille ise 2 yatay iplik (onların "etrafında" bir sağ yukarı, bir daha sol yukarı yapıyoruz).
Ketenler 2 iplik üzerinden işlendiği için kendi "count" sayısının yaklaşık yarısına eşit olan etamin numarasıyla eşleşir, yani boyut olarak 28 ct keten = 14 ct etamine eşit sayılır.
Bazen keten de (projeye bağlı olarak) 1 iplik üzerinden işlenir. O zaman da çarpılar çok küçük oluyor ve 1 nakış ipliğiyle yapılıyor. Unutmamak gereken önemli bir ayrıntı - ketende "1 iplik üzerinden" işlediğiniz proje, "2 iplik üzerinden" işlediğiniz aynı projeden 4 kat daha küçük olacaktır.
25 Eylül 2011 Pazar
Kanaviçeye başlarken bilmemiz gerekenler 1. Kumaşlar
Bu hafta sonu çalışma masamdaki dağınıklılığı yok etmeye karar verdim. İşe de bir yığın kâğıtla başladım - son bir yılda tuttuğum çeşitli notlar, farklı farklı konular. Tabii ki bu kağıtları çöpe atmadan önce bir gözden geçireyim dedim ve kendim bile şaşırdım – ne çok yararlı şey bulmuşum zamanında. Ne çok araştırma ve hazırlık yapmışım. Kıyamadım notlarıma, içinde yazılanlara hâlâ ihtiyacım oluyor zaman zaman. Fakat kaybetmeyeyim ve daha düzgün ve kolay ulaşılabilir bir yerde olsun diye bloguma aktarmaya karar verdim. İlk derlemem de kanaviçe ve çarpı işi üzerine olacak.
Çarpı işi ya da kanaviçe, “kareli” ya da gözenekleri net bir şekilde görünen ve eşit dağılan bir kumaşta yapılan bir nakış türüdür. Küçük, eşit uzunlukta çarpı ilmekler ortaya çıkar. Desenler de bu ilmeklerden oluşur.
Nakış genellikle Aida kumaşı (Türkiye’de bu kumaşa “etamin” denir), Evenweave ya da Linen (yani keten) üzerine yapılır. Bu kumaşların farklı dokuma sıklıkları, yani “kaunt’ları” var (count = 2,5 santimetrekareye (yani 1 inch kare) denk gelen gözenek sayısı).
Aida kumaşı, yani etamin, çarpı işine yeni başlayanlar ve görme bozukluğu olanlar için idealdir. Çünkü hem kumaşın kendisi genellikle kasnak (= gergef) gerektirmeyecek kadar sert oluyor, hem kumaşın iplikleri belirgin bir şekilde kareler halinde. Gözenekleri bulmakta da fazla zorlanmayacaksınız – iplikleri kolayca sayılabiliyor ve iğneyi nereye batırmanız gerektiğini de görüyorsunuz. 6, 8, 11, 14, 16 ve 18 kauntları bulunur. Sayı ne kadar büyürse, o kumaşta işlediğiniz motif o kadar küçülür. Şemada gösterilen her kare bir kumaş "karesine" denk geliyor.
Metre ile satılan etamin 110, 158 ve 180 cm. genişliğinde olabiliyor. Ayrıca internet mağazalarında önceden kesilmiş parçalar halinde de satılıyor.
Değişik renklerde (beyazdan siyaha kadar), simli, kumaşın üzeri desenli (örn., DMC İmpressions Aida) ve hatta kumaşın üzeri hazır kare kare teyellenmiş (örn., DMC Magic Guide Aida, 40 derecede yıkadığınızda çizgiler yok oluyor) olabiliyor. En fazla renk ve desen seçenekleri 14 count’luk kumaşlarda bulunur. Projelerde de en fazla kullanılan 14 ve 16 kauntluk etamindir.
| 14 ct etamin birkaç renk örneği |
| 14 ct baskılı etaminler Impressions DMC'den |
Fakat unutulmaması gereken en önemli nokta şu – etamin üzerine işlenecek projede sadece ve sadece tam ve yarım çarpı işlenebilir (bu kumaşın dokuma özelliğinden kaynaklanır).
İşlenmesi biraz daha maharet isteyen Evenweave kumaşı da soldan sağa ve yukarıdan aşağıya 1 santimetrede aynı sayıda ipliklere sahiptir. Yani bu kumaşta da çarpı ilmekler düzgün ve eşit uzunlukta oluyor. Ama nakış etaminin aksine 2 iplik üzerinden yapılıyor, bu yüzden de kauntları biraz farklı – 20, 25, 28, 32, 36. 28 kaunt evenweave = 14 kaunt etamin.
En zor işlenen kumaş türü de keten, yani Linen. İplikleri her zaman eşit bir şekilde dağılmış olmayabiliyor, haliyle çarpı ilmeklerin uzunluk ve genişlik oranları aynı olmayabilir. Bazı kaynaklarda keten evenweave kumaşlarından sayılır. Nakış 2 iplik üzerinden yapılır, kauntları da evenweave kumaşıyla aynı.
Evenweave ve keten kumaşlarının da cinsleri var (örn., Lugano, Belfast, Edinburgh, Cashel vs.), çok çeşitli düz ve ebruli renkleri bulunur. Bu kumaşların dokuma özelliğinden dolayı üzerinde rahatça ¼ ve ¾ çarpı ilmekler işlenir.
| 32 ct belfast keteni, birkaç renk örneği |
Ayrıca, çarpı işi nakışıyla işlenmesi için uygun birkaç ürün daha var: değişik genişlikte etamin ve keten bantları, havlular, masa örtüleri, hatta alışveriş çantaları… Ve çarpı işi için uygun olmayan bir kumaşa nakış işlemek isteyenlere yardımcı olabilecek harika 2 ürün daha – “soluble canvas” dedikleri, suda 50 derecede yıkanınca çözülüp yok olan kanaviçe çeşidi ve “waste canvas” diye adlandırılan (ya da bazı üreticilerin “tear away canvas” dedikleri) bildiğimiz kanaviçe kumaşı. Bunlar normal kumaşların üstüne teyellenir, kumaş kasnağa gerdirilir, nakış yapıldıktan ve kasnak çıkarıldıktan sonra da ya yıkanır (suda eriyeni için), ya da kanaviçe iplikleri cımbızla tek tek çekilip atılır.
Çarpı işine uygun kumaşlarının en ünlü üreticileri CharlesCraft, Inc. (ABD), Wichelt Imports, Inc. ( renk ve count yelpazesi inanılmaz!), DMC, Zweigart, M.C.G. TEXTILES.
Notum:
Maalesef, yukarıda anlattığım kumaş ve ürünlerin çoğunu benim bildiğim el işi mağazalarında hiç görme fırsatım olmadı. Bütün bu zengin seçenekleri yabancı Internet mağazalarının bazılarında bulabilirsiniz. Fiyatlar da bazen (hele söz konusu kumaş keten ise) çok etkileyici olabiliyor ;”).
9 Eylül 2011 Cuma
Küçük bir kahkaha çiçeği
"50 Blossoms by Kathy Wirth" kitabından 10 numaralı çiçek "Morning Glory" 34 x 41 (genişlik x yükseklik),
Anchor iplikleri, 11 renk.
14 count Aida DMC üzerine (renk numarasını bilmiyorum, ama linen Aida'ya benziyor).
Yaptığım tek değişiklik - 2 iplik yerine 3 iplik kullandım. Ve henüz karar veremediğim bir şey daha - backstitch'ini yapayım mı, yapmayayım mı? Yeşil iplikle başladım, ama bana bütün işi bozuyor gibi geldi...
4 Eylül 2011 Pazar
Kanaviçe Besmele
Bir haftadır bloguma resimleri yüklemeyi başaramadım, bugün nihayet internetim düzgün çalışıyor. Hemen sonucu göstereyim. Besmeleyi arife sabahı bitirdim, soğuk suyla ve sıvı deterjanla yıkayıp
(ki her zaman nakışlarımı yıkıyorum, sanki yıkandıktan sonra daha düzgün duruyor) kalın bir havlu üzerinde, fazla bastırmadan ütüledim ve çerçeveciye götürdüm. Beğenerek seçtiğim çerçeve her nedense olmamış, adam kendi kafasına göre başka bir şeyle değiştirmişti. Neyse ki yeni sahibi çok memnun kaldığı için ben de memnunum...
İşin komik tarafı, daha son çarpıları işlerken sonraki projem ne olacak diye düşünmeye başlamıştım bile... Bu sefer çok renkli bir şeyler düşünüyorum... Aklımda birkaç seçenek var ama şimdilik çok kararsızım...
Biraz daha ayrıntılı görmek isterseniz buradan indirip inceleyebilirsiniz. ;"))
![]() |
| köpüklü "çerçevesi" de çok hoşuma gitmişti, serap gibi duruyor |
İşin komik tarafı, daha son çarpıları işlerken sonraki projem ne olacak diye düşünmeye başlamıştım bile... Bu sefer çok renkli bir şeyler düşünüyorum... Aklımda birkaç seçenek var ama şimdilik çok kararsızım...
Biraz daha ayrıntılı görmek isterseniz buradan indirip inceleyebilirsiniz. ;"))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







































