Kanaviçe dergisinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanaviçe dergisinden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Temmuz 2016 Cuma
11 Haziran 2014 Çarşamba
28 Nisan 2013 Pazar
Kanaviçe Dergisi 29. sayı
Her zamanki gibi birbirinden güzel projeler var bu sayıda.
* Yanılmıyorsam, geçen sene Kanaviçe
dergisi güzel bir kampanya yapmıştı - 3 dergi 10 liraya satılıyordu
hobby mağazalarında. O zaman bu fırsattan istifade ederek şimdiye kadar
çıkmış ve bende olmayan tüm sayıları alıp Kanaviçe dergisi koleksiyonumu
tamamladım. Tüm sayıları da güzelce yaptığım dergiliklere yerleştirdim,
ama şimdi bir sorunum var: benim ya da arkadaşlarımın bir proje
bulmamız gerekirse bu dergilerde, hepsini çıkarıp tek tek içindekiler
bölümlerini incelemek zorunda kalıyoruz. Bu angaryadan kurtulmak için, zaman buldukça birinci sayıdan başlayıp bütün projelerin "envanterini" çıkarmaya karar
verdim. Bu şekilde istediklerimi bulmam kolaylaşır... Bu sayıyla başlıyorum.
Belki
kanaviçe seven blog misafirlerimin de işine yarar - sadece beğendikleri
projenin yer aldığı sayıyı satın alabilecekler. İnternet üzerinden
satış yapan kitapçılarda eski sayılar bayağı indirimli fiyatlara
satılıyor...
7 Ocak 2013 Pazartesi
Kanaviçe Dergisi 28. sayı çıkmış
Tuva Yayıncılık sitesindeki bilgilere bakılırsa, bu sayı 25 Aralıkta çıkmış, ama ben daha bugün iş çıkışı kitapçıya uğrayıp aldım. Derginin küçük bir yıl dönümü varmış - 7. yayın yılını bitirmiş. Galiba ülkemizde bu kadar uzun zamandır çıkan başka bir kanaviçe dergisi hiç olmamıştır (tabii ki yanılıyor da olabilirim ;). Gene ilginç, çok renkli projeler var bu sayıda. Kırkyama görünümlü yastık favorim (hem kırkyamayı çok sevdiğim, hem Jeremiah Junction projelerini hatırlattığı içindir)...
25 Eylül 2012 Salı
Kanaviçe Dergisi 27. sayı çıktı
Yeni, ilginç projelerle dolu 27. sayı (ekim-aralık 2012) birkaç gün önce çıkmış. Bu sefer çiçekler baş rolde... Ben en çok çilekli masa örtüsü + yastıklar takımını, gelincikli tabloyu ve kır evi tablosunu sevdim, ama diğer projelere de haksızlık yapmak istemem - hepsi de çok güzel...
Dergideki son projeyi görünce çok sevindim - "Birth Sampler" (dergideki çeviriyle "doğum tablosu"). Sebebi mi? Geçen hafta doğum yapan çok sevdiğim bir arkadaşıma değişik bir hediye arıyordum. Bu proje de bana böyle şeylerin de var olduğunu hatırlatmış oldu, sadece karar vermem lâzım - buradakini mi işleyeyim, daha değişik bir tanesini mi arayayım...
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Kanaviçe dergisinin 26.sı raflarda yerini aldı
İnternet sitelerinde satışı 2 hafta önce başlamış, Ankara'daki el işi dükkânlarına ise yeni yeni teslim ediliyor 26 sayılı Kanaviçe dergisi. Bu sefer de, her zamanki gibi, dopdolu ve her zevke göre 15 proje hazırlandı kanaviçe sevenlere ;)))
İçindekileri bu sefer yazmak yerine dergiden fotoğrafla anlatmaya karar verdim, umarım dergidekiler bana kızmazlar :).
Bu arada: Bu sayıyla, el işi dergilerimi ve broşürlerimi rahat rahat saklamak ve bulabilmek için geçen senenin başında karton kutudan yaptığım 2 dergilik de doldu. Üçüncüsünü yapmam farz oldu ;) ...
29 Aralık 2011 Perşembe
Kanaviçe dergisinin 25. sayısı çıkmış.
Ocak-Mart 2012 olarak çıkarılan bu sayıda gelincikli masa örtüsü ve tablo, narbülbüllü yastık, bahçe temalı sampler tablo, çok ilginç Crewel desenli bir sürü proje (2 yastık, perde, masa örtüsü, tepsi ve yatak takımı), bir de blackwork tarzında bir tablo ve 2 kilim desenli yastık yer alıyor. İlgilenenlere duyurulur ;)
9 Ekim 2011 Pazar
Kanaviçe dergisinin 24.sü çıkmış!
Aslında derginin bu sayısı eylülün 20-22.sinde çıkmış galiba, ama ben son bir-iki haftadır çiçeklerimi kışa hazırlayıp eve taşımakla ve Mystery SAL denen olayla o kadar meşguldüm ki, dört gözle beklediğim bu dergiyi kaçırmışım. Beklediğim de önceden içeriğini bildiğimden ya da aşırı sevdiğimden değil, sadece burada, Türkiye'de tek kanaviçe dergisi olduğundandır. Eh, yeni sayıyı öğrenir öğrenmez gidip aldım, eve gelene kadar da meraktan çatladım... Ama bu seferki sayıda dikkatimi fazla çeken ya da işlemek istediğim pek bir şey bulamadım. Zevkime uyan (ki zevkim mükemmel olmayabilir, bunu asla unutmuyorum) sadece muhteşem bir hat yazısı, tek veya ebruli renkte işlenebilecek Osmanlı deseni yastık ve şömentable, ve inanılmaz güzel (ve sanırım işlenmesi bir o kadar da zor) kelebekli zambak dalı tablosu. Gerçi bu üçünü şimdi yapmaya kalksam 3 ayda anca bitiririm, o zamana kadar da yeni sayı çıkar. Derginin maksadı bu değil mi zaten, okurunu yeni sayı çıkana kadar meşgul tutmak? ;")))
4 Eylül 2011 Pazar
Kanaviçe Besmele
Bir haftadır bloguma resimleri yüklemeyi başaramadım, bugün nihayet internetim düzgün çalışıyor. Hemen sonucu göstereyim. Besmeleyi arife sabahı bitirdim, soğuk suyla ve sıvı deterjanla yıkayıp
(ki her zaman nakışlarımı yıkıyorum, sanki yıkandıktan sonra daha düzgün duruyor) kalın bir havlu üzerinde, fazla bastırmadan ütüledim ve çerçeveciye götürdüm. Beğenerek seçtiğim çerçeve her nedense olmamış, adam kendi kafasına göre başka bir şeyle değiştirmişti. Neyse ki yeni sahibi çok memnun kaldığı için ben de memnunum...
İşin komik tarafı, daha son çarpıları işlerken sonraki projem ne olacak diye düşünmeye başlamıştım bile... Bu sefer çok renkli bir şeyler düşünüyorum... Aklımda birkaç seçenek var ama şimdilik çok kararsızım...
Biraz daha ayrıntılı görmek isterseniz buradan indirip inceleyebilirsiniz. ;"))
![]() |
| köpüklü "çerçevesi" de çok hoşuma gitmişti, serap gibi duruyor |
İşin komik tarafı, daha son çarpıları işlerken sonraki projem ne olacak diye düşünmeye başlamıştım bile... Bu sefer çok renkli bir şeyler düşünüyorum... Aklımda birkaç seçenek var ama şimdilik çok kararsızım...
Biraz daha ayrıntılı görmek isterseniz buradan indirip inceleyebilirsiniz. ;"))
20 Ağustos 2011 Cumartesi
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Yaşasın, Kanaviçe Dergisinin 23.sü çıkmış!
Bugün kitapçıya uğradım, belki ilginç bir şeyler bulurum diye ve gerçekten benim için ilginç bir şeye rastladım - 23 no'lu (yani nihayet yeni sayı!) Kanaviçe Dergisi! Her nedense bu dergiyi pek severim. Her projeyi beğenmesem de, bazılarını fazla basit bulsam da, gene de hepsini biriktirmişim, yapacaklarımı - yapabileceklerimi de sıraya koymuşum. Her yeni sayıyı da heyecanla bekliyorum...
Bu sayıda el işi "hastaları"nın kesin beğenecekleri bir dörtlü sampler var "Dikiş - Kanaviçe - Örgü - KırkYama" ile ilgili minik objelerden oluşuyor. Singer dikiş makinesini hemen gözüme kestirdim, en yakın zamanda işlemeyi planlıyorum. Bir de çok hoş bir kalp şeklindeki tablo, gene kalpli çiçek deseniyle dikkat çeken bir yastık (ilk defa bu kadar renkli, çiçek baskılı bir Aida kumaşı gördüm!), bordür desenler ve tam 3 tane saat en beğendiklerim arasındadır. İlgilenenlere duyurulur!.. ;")
8 Mayıs 2011 Pazar
Kanaviçe kitap ayraçlarım/ My cross-stitched bookmarks
Okumayı çok sevdiğim için olsa gerek kitap ayraçlarına karşı da zaafım vardır. Gerçi koleksiyonumdakilerin hepsi hiçbir özelliği olmayan kağıt ayraçlardı şimdiye kadar. Haliyle geçen sene Kanaviçe dergisinin 15. sayısında nakışlı bir kitap ayracı gördüğümde ona ilk bakışta âşık oldum. Ona sahip olmalıydım! Bir de etamin bantlarının doğal görüntüsü acayıp hoşuma gitmişti. Projenin aslı, çok güzel bordürlerden oluşan büyük bir tablo. Tasarımı Pelin Tezer'e ait.
Ben ilkini (ucuna küçük eklenti yaparak) bitirdikten sonra bir tane daha işleyeyim dedim, çiçekli olanından. İkincide de ilk defa iğneardı (backstitch) yapmayı denedim, kolay ama biraz sıkıcıymış. Üçüncüsünü başka bir yerde kullanmaya karar verdiğim için tam bitirmedim, bekletiyorum. (ayraç olarak değil de, desenli bir bant olarak kullanmayı düşünüyorum). Ayraçların işlenmesi zevkli ve hızlıydı, bitirilmesi ise uzun sürdü - neredeyse 5 ay bekledikten sonra 15 dakikada yapmışım ikisini de... Bence harika olmuşlar! :")
I love reading, so I love bookmarks and have a quite big collection of paper ones. But last year I saw some cross-stitched bookmarks in a magazine and they were just adorable! Of course I had to stitch such a special thing for myself. Besides I discovered linen bands and loved their natural look and texture. So it was a good chance of trying...Great thanks to designer Pelin Tezer and her ornaments!
I finished stitching both of the bookmarks a long time ago, I think in December. But it took me almost five months to get them finished. And I'm still not happy with the cut ends.
3 Nisan 2011 Pazar
İyi ki denemişim (1)! Çarpı işi
Geçen seneye kadar sadece örgü örerdim, hem de son birkaç yıldır başkalarına örmek bana daha çok zevk verdiği için kendime neredeyse hiçbir şey örmemiştim. Örmeyi inanılmaz derecede rahatlatıcı ve stres atıcı buluyorum. Gerçi yazın gelişiyle şişleri yünleri hep bir tarafa kaldırmışımdır – yazın sıcağında pek örülmüyor… Ama çocukluğumdan beri hep denemek istediğim başka bir şey daha vardı – nakış. Ve her nedense nakış işlemek bana çok zormuş, sadece “üstün yetenekliler” becerebilirlermiş gibi gelirdi. Kendimde de o yeteneği ve deneme cesaretini asla bulamıyordum. Hep daha sonraya erteler dururdum. Ta ki geçen senenin nisan ayına kadar. O zaman elime incecik bir kitap geçmişti, nakışla ya da diğer el işleriyle alâkası yoktu; psikoloji ile ilgiliydi. İnsanların hayatlarını ve hayatlarındaki bir sürü şeyi erteleme “hastalığı”ndan bahsediyordu. Ve şimdi adını ya da yazarını hatırlayamayacağım o kitabı okuduktan sonra da ben hayatım boyunca denemek istediğim , ama hep “daha iyi/rahat/bol kazançlı/vs./ vs. günlere” ertelediğim her şeyi (imkânlarım dâhilinde, tabii ki) denemeye karar verdim. İlk denediğim de kanaviçe (çarpı işi, cross stitch) oldu.
Çarpı işiyle ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Araç gereçlerin adları dâhil. O yüzden önce gidip dergilere ve kitaplara bakmaya karar verdim. İlk akla gelen de Kanaviçe dergisi oldu, Kızılay’daki yüncülerde yünlere bakarken hep ona rastlardım çünkü. Birkaç sayıyı aldım, bir de internette araştırma yaptım. İngilizce yazılmış fazlasıyla kaynak varmış internette. Kanaviçe dergisinin birinci ya da ikinci sayısıyla küçük bir proje hediye olarak verilmişti, sert bir Aida kumaşı, yanında da küçücük bir iğne ve birkaç renk iplik – benim ilk projem oldu... Kolaymış…
Sonra da hızımı alamadan büyük bir projeye göz diktim. Zafer Çarşısına gidip kumaşını iğnesini ipliğini aldım. Bir de uyanıklık yaptım, bitirmeden bırakmayayım diye projemi hediye olarak kayınvalideme adadım, kaçışım olmasın diye de bunu eşime anlattım. Sadece akşamları, yatmadan önce 1-2 saat çalışabiliyordum genelde. 2 buçuk ayda anca bitirebildim. Belki biraz fazla uzun sürdü, bilemiyorum, ama gene de sonucundan hepimiz memnun kaldık. Hele bir de güzel bir çerçeve seçince ve projemin son halini görünce ben bile beğendim :) (bile diyorum, çünkü kendi yaptıklarımı genellikle pek beğenmem, hep bir kusur bulurum). Kayınvalidem de çok beğenmiş olacak ki, başucuna asmış. Bugüne kadar da aynı projeden iki tane daha yaptım, bunu çok beğenen yengemiz ve halamız için. >>>
Müptelâ olunacak kadar zevkliymiş nakış… Bu nisanda çarpı işinde birinci yaşımı dolduruyorum. Şimdiye kadar çok fazla bir şey yapamadım belki, bütün projelerim de tek renkli (monochrome) iplikle işlendi. Ama kafamda bir sürü proje var, inşallah hepsini hayata geçiririm bir gün. Eh, örgü örmenin pabucu da neredeyse dama atılmış durumda. Yani, hâlâ çok severim örmeyi ama nakışın zevki de bir başka oluyor.
Bu arada denenecek şeyler sırasında goblen, diğer nakış teknikleri, kırkyama (patchwork) ve yorganlama (quilting) da var. İnşallah, hepsine zamanım yeter…
After long years of wanting to try some handcrafts (like cross-stitching, patchwork, quilting, decoupage etc. etc. - I can’t really remember all of them right now…) I finally decided to try some cross-stitching in April of the last year. I hadn’t even known names of cross-stitch tools, so I bought my first cross-stitch magazine and made some search on the internet…
My first project was tiny and very easy, but I loved it much. It came as a gift with the magazine. And it’s still waiting for its time, because I have some idea about using it on a garden apron which I hope I’ll sew soon.
My second project was quite big for a beginner, but I choose it on purpose. I wanted to give some present to my Mother-in-law and it would be a great one. And I didn’t trust to myself to finish such a big project, so before starting it I’d told about my idea to my husband. So I had to finish it… It took me 1.5 months – I stitched only in the evenings before going to bed. My Mom-in-law loved it and so did my aunties. And I’ve made another one, and then another one for them…
Now I’m looking for something more colourful and floral ;’’)and I'm going to try patchwork & quilting...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














