Nakış Dergileri

örgü / knitted etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
örgü / knitted etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2012 Salı

Vogue Knitting erken sonbahar sayısı

   İlginç... Daha iki - üç hafta önce sıcaktan kavruluyorduk... Son birkaç gecedir ise sabaha karşı hava bayağı bir serinliyor, 15-17 dereceye düşüyordur herhalde ... Ve havada sonbahar kokusu var... Bu sene sonbahar biraz erken gelecek gibidir... ;")
   Havalar serinlemeye başlayınca içimde acayıp bir örgü örme isteği beliriveriyor. Genelde bu duyguya aldırmamaya gayret ediyorum, ama bir yandan da örgü dergilerine saldırıyorum ;") Ve ilk önce en sevdiklerimden biri - Vogue Knitting'e...

16 Mart 2012 Cuma

Vogue Knitting ilkbahar-yaz sayısı

   
   Vogue Knitting dergisini pek severim - genellikle klasik çizgide kalan modelleri çoğu zaman zarif, renkleri harika... 
   2012 ilkbahar-yaz sayısı bir hafta önce çıkmış sanırım. Bol delikli, pastel renkli modellere bakarken insanın içi açılıyor, hele bizim şu bitmek bilmeyen, martın ortalarına sarkan kış düşünülürse... Birkaç modelin fotoğrafını koyayım da gözümüz şenlensin dedim. 
  

21 Şubat 2012 Salı

Bir ondan bir bundan...

      Son birkaç gündür gündüzleri hava güneşlidir,.. pencereden dışarı her baktığımda ilkbahar geldi diye birkaç saniyelik heyecan, sonra da pencere açtığımda aynı soğuk, buz gibi hava. Nedense ben bu kış çok üşüyorum... Akşamları evde kitap okumak ya da el işiyle uğraşmak için kalın bir battaniyenin altına giriyorum. Etrafımda da hemen yer kapmaca oyunları başlıyor - bizim evin büyük kedi-kızı Tırmoş, bizim kara cadımız, ayak ucumda tek başına uyumayı sever. Eh, onun yavruları, "dalmaçyalı" kuzular da aynı yerde uyumak isterler. Allah'tan bu ikili bir arada gayet iyi geçiniyor. Her akşam aynı sinir harbi, aynı sessiz bekleşmeler, korkutucu pozlar - annecik hırlamayla yavruları uzaklaştırmaya çalışıyor. "Dalmaçyalı"lar da bazen hiç umursamadan uyurlar, bazen ise kalorifere geçmeyi tercih ederler... Her gün ayrı bir film, ayrı bir eğlence...
bugün kazanan taraf "Dalmaçyalı"lar oldu...
     İki haftadır Suzanne Collins'in üçlü "Açlık oyunları" romanını okuyorum, bir buçuk kitap bitti, bir o kadar daha kaldı. Gene ilk kitabın başında biraz zorlandım, sonra da zevkli hale gelince işim kolaylaştı. Bu kitaplara epeydir bakıyordum, ne hakkında diye merak edip. Gençlik romanıymış tarzı, ama olsun. Ben her tür kitap severim, yeter ki sıkıcı gelmesin :) 


     Resimdeki kupa, bu hafta sonu ziyaretime gelen bir arkadaşımın hediyesi. Bunu alışveriş gezintilerinden birinde görüp hemen beni ve "yeni" hobimi hatırlamış, almış. Üzerindeki "kanaviçe" kalplere bayıldım! İçinde bitki çayları için süzgeci de vardı, ama ben sadece kapaklı olarak kullanacağım, çayım kahvem çabuk soğumasın diye...

     
     Bu örgülü saç bandı da benim en soğuk havalarda bile şapka takmayı reddeden asi bir kıza hediyem oldu. Kendisi poz vermek istemedi, biz de manken olarak oyuncak maymunu kullandık. Biraz geniş ve bayağı kalın, kulaklarını ve başının büyük bir kısmını çok sıcak tutacak bir şey oldu. Örerken çok zorlanmadım, bu tür şeyler her zaman daha kolay geliyor bana. Ama paslanmaya başlamışım... Acilen bir şeyler daha örmem lâzım, yoksa örmeyi hepten unutmaya başlarım... Belki de şala başlama zamanı geldi de geçiyor...


     Üzerinde çalıştığım son projeyi de en sona sakladım ;") Gene blackwork, ama bu seferkinde biraz da çarpı işi var. Akşamları bazen kitap okumak yerine bununla uğraşıyorum. Bitince daha büyük bir şeyin parçası olacak...

5 Ekim 2011 Çarşamba

Sandra Knitting dergisi, sonbahar sayısı (UK edition)


Örgü örmeyi kendi elleriyle sevenler için Türkiye'de birkaç dergi çıkıyor. Bu dergiler arasında Sandra Knitting gördüğümü pek hatırlayamadım. Aşağıdaki modeller yeni, sonbahar sayısının İngiltere baskısından. Bu sonbahar bunlar modaymış... Bence renkler harika, modeller de hiç te fena değil. Ben en çok paltoyu beğendim - bana, 2 yıldır kendime palto örmek istediğimi ve yün bile aldığımı hatırlattı ;") 

This is the UK edition of Sandra Knitting Magazine, autumn 2011 review. The colours are great, the pullovers and cardis are nice and every model is very wearable. I especially loved the knitted coat because it reminded me of my two-year-old intention of knitting something like that...


17 Eylül 2011 Cumartesi

Mavi örgü tunik

   Malüm, sonbaharın gelişiyle Ankara'nın havası bayağı bir değişiyor - gündüzleri hâlâ çok sıcakken, akşam güneş battı mı hava ciddi bir şekilde serinliyor. Bendeniz çok üşüyen biri olarak daha eylülün ilk haftasında, akşam yürüyüşlerine çıkarken ya da sabahın erken saatinde bir yere giderken muhakkak uzun kollu bir şey giyerim. Eh, yumuşacık, örgülü bir hırka ya da kazağın yerini de başka hiçbir kıyafet tutmaz bence. Bir de üşüdükçe illâ ki bir şeyler öresim geliyor... Son 2-3 yıldır örme ipliği hiç almadım (nakışa başladığım günden beri nakış ipliklerine takmış vaziyetteyim ;") ), ama bir şey almaya ihtiyacım da yok - evimdeki yün stoku o kadar büyük ki, yünleri sığdıracak yer zor bulunur... En eski alım tarihi de muhtemelen 10-13 seneyi bulur, yani o yünler artık üretilmiyor da, o yünleri örenlerin eşyaları da eskimiş atılmıştır herhâlde... 
   Şu stokları biraz bir eriteyim dedim ve ilk olarak zamanında Şık Düğme'den 200 gramlık iki yumak halinde aldığım ince, yazlık denecek kadar yumuşacık iplik çıkardım. Hoş mavimsi bir rengi var, içinde biraz mor, lilâ, yeşil ve sarımsı tonlarda noktacıklar, hafif melanj bir iplik yani. Miktarı sınırlı olduğundan basit,  V yakalı bir tunik örmeye karar verdim. 3 numaralı şişle düz örgü. Örülmesi hızlı ama biraz sıkıcıydı, o yüzden 2 haftada ancak bitirdim... 
   V yakayı biraz fazla abartmışım, bu şekilde giyilmesi rahat olmazdı. Söküp tekrar örmeye de üşendiğim için içine küçük üçgen bir parçayı örüp dikmeyi tercih ettim. Bu yılın modasına da uymuş galiba, hani dışarda gördüğümüz her 2 tişörtten birinin V yakasında da başka renkte bir kumaş parçası var ya, sanki içine bir şey giyilmiş gibi...
   Basit bir model, ama kot pantolonla çok güzel durmuş... Bu da etiketleri ve iplikten geri kalanı...
 
Bu akşam başlamayı düşündüğüm küçük hırka çok daha fazla "süslü" olacak, aran örgüsünü deneyeceğim.

3 Temmuz 2011 Pazar

Bebek Battaniyesi "Gök Kuşağı" / "Rainbow" Baby Blanket

   Yeğenim için örmeye başladığım battaniye yavaş yavaş ilerliyor - bu gidişle kışa doğru bitirmiş olacağım ;"). Ufaklık renklerini çok sevmiş olacak ki, şimdiden yünleri gördüğü her an onlara ulaşmak için elinden geleni yapıyor. Ele geçirdiğinde de ısırmaya ve ipliklerini koparmaya çalışıyor, bu yüzden ben de gizli gizli örmeye uğraşıyorum. ;))
   Battaniye için Nako ve Anchor bebe yünlerinden seçtim. İlk başta 2-3 renkli bir şeyler düşünüyordum, sonra aklıma internette pek sık rastladığım, genelde şal için kullanılan bir örgü deseni geldi - İngilizcesi "feather and fan". Örülmesi çok kolaymış, çok hoş ve hafif bir şey çıktı ortaya. (Kafamda ne zamandır bir şal projesi  vardı,.. henüz şal örme cesareti bulamadım kendimde, ama ilk deseni bulmuşum)
   Bir de bebe yünlerinin pastel renklerini görünce dayanamadım, olabildiğince çok renk olsun istedim. Eh bu durumda da uyumlu bir şey çıksın diye gök kuşağından kopya çektim. Şimdiden bayıldım battaniyeye... bana meyveli dondurmaları hatırlatıyor... Gideyim biraz daha öreyim, ufaklık uyurken...

Bu da bizim hane halkımızdan (pardon, kedilerimizden) Tosun Paşa, battaniyenin ilk "test sürüşünü" yapıyor :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...